‘Sözleşmeyi tartışanlar şiddetin suç ortağı’

Mersin Kadın Platformu bileşenleri İstanbul Sözleşmesi için sokaktaydı. Platform sözcüsü Zübeyde Akpınar, 2014-2019 yılları arasında 94 kadının devlet koruması altındayken yakını erkekler tarafından öldürüldüğüne dikkat çekerek, “Kadına yönelik şiddet her gün arttığı halde İstanbul Sözleşmesinin etkin şekilde uygulanmasını değil, kaldırılmasını gündeme getirenler bu cinayetlerin suç ortağıdır, her gün uğradığımız şiddetin failidir” dedi.
ESRA ŞASİ YAĞMUR
Mersin Kadın Platformu bileşenleri, kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi için devletlere sorumluluk yükleyen İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik saldırılara ve hükümetin sözleşmeden çekilme hazırlıklarına karşı protesto gösterisi düzenledi. Kushimato Sokağı’nda toplanan kadınlar Özgecan Aslan Barış Meydanı’na kadar yürümek istedi ancak polis kadınların yürümesine izin vermeyince kadınlar basın açıklamasını bir parkta yapmak zorunda kaldı.
Mersin Kadın Platformu adına açıklama yapan Zübeyde Sadırlı Akpınar, 2019 yılında Türkiye genelinde kadına yönelik şiddetle ilgili 4 bin 76 suç duyurusunun 3 bin 357’sine “kovuşturmaya yer yok” kararı verildiğini, İstanbul Sözleşmesi etkin bir biçimde uygulanmadığı için her yıl yüzlerce kadının şikâyet etmesine, karakola başvurmasına rağmen öldürüldüğünü vurguladı.
Akpınar, “İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin karalama kampanyalarına göz yumanlar, bizzat bu kampanyalara sözcülük yapar hale gelenler, kadınların, LGBTİ’lerin, göçmenlerin, mültecilerin, engellilerin, yaşlıların, çocukların haklarını tarikat ve cemaat çevreleriyle pazarlık konusu haline getirenler kadın cinayetlerinin, nefret cinayetlerinin, çocuk istismarlarının, göçmen, mülteci kadınlara dönük saldırıların suç ortağıdır” ifadelerini kullandı.
Hem dil uzatılıyor, hem el uzatılıyor
Mersin Kadın Platformu’nun eylemine katılan HDP Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan da, hem parlamentoda, hem sokakta İstanbul Sözleşmesi için mücadeleye devam edeceklerini söyledi. Kurtulan, “İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddeti insan hakkı ihlali olarak görür, ayrımcılık olarak görür ve devletlere zihniyetini değiştir, ne yaparsan yap kadına şiddeti engelle der. Kadınların İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmesi mümkün değildir. Kadınlar direndi, İstanbul Sözleşmesini imzala dedi. Şimdi de hem dil uzatılıyor, hem el uzatılıyor. Kadınlar buna müsaade etmeyecektir” dedi.
















