Dolar 47,7178
Euro 55,1513
Altın 6.635,91
BİST 13.779,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 33°C
Parçalı Bulutlu
Mersin
33°C
Parçalı Bulutlu
Sal 32°C
Çar 32°C
Per 32°C
Cum 31°C

“İktidar sandıkta alamadığı belediyeleri mali ablukaya alıyor”

“İktidar sandıkta alamadığı belediyeleri mali ablukaya alıyor”
10 Ağustos 2026 11:48
3
A+
A-

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, belediyelerin genel aydınlatma giderlerindeki fiilî yükünün Cumhurbaşkanı Kararı’yla üç katına çıkarılmasına tepki gösterdi. Gülcan Kış, “Sandıkta teslim alamadıkları belediyeleri şimdi mali abluka altına alıyorlar. Aydınlatma bahanesiyle belediyelerin gelirine el koyuyor, 31 Mart’ın intikamını doğrudan halktan alıyorlar” dedi.

 

Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 9 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11573 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın belediyelere yönelik ağır bir mali müdahale olduğunu belirtti.

Kararla, büyükşehir belediyesi sınırlarındaki genel aydınlatma giderleri için uygulanan kesinti yüzde 20’den yüzde 60’a, diğer belediyelerde ise yüzde 10’dan yüzde 30’a çıkarıldı. Böylece belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri payından yapılan fiilî kesintiler bir gecede üç katına yükseltildi.

“Mecliste uyardık, iktidar bildiğini okudu”

Düzenlemenin altyapısının 631 sıra sayılı Kanun Teklifi’yle hazırlandığını hatırlatan Kış, teklif görüşmelerinde ortaya koydukları bütün itirazların iktidar tarafından bilinçli şekilde yok sayıldığını söyledi:

“631 sıra sayılı Kanun Teklifi görüşülürken bu düzenlemenin nasıl bir mali yıkım yaratacağını açıkça anlattık. ‘Bu yetki belediyelerin boğazını sıkmak için kullanılacak.’ dedik. İktidar bildiğini okudu ve uyardığımız vahim tablo Resmî Gazete’de aynen gerçekleşti.”

“Önce oranları artırdılar, ardından yetkiyi tavandan kullandılar”

Artışın iki aşamada gerçekleştirildiğini belirten Kış, Cumhurbaşkanının kendisine tanınan yetkiyi doğrudan en yüksek seviyeden kullanmasına dikkat çekti:

“Önce kanundaki kesinti oranlarını üç katına çıkardılar. Ardından Cumhurbaşkanı, yeni oranları iki katına kadar artırma yetkisini hiç tereddüt etmeden tavandan kullandı. Sonuçta belediyelerin sırtındaki fiilî yükü üçe katladılar; yüzde 20’yi yüzde 60’a, yüzde 10’u yüzde 30’a çıkardılar.”

Kış, “Neden kademeli bir artış yapılmadı? Belediyelerin mali yapısı neden dikkate alınmadı? Neden doğrudan en ağır oran seçildi?” diye sorarak kararın siyasi niteliğine işaret etti.

“Bu kararın adı aydınlatma değil, siyasi cezalandırmadır”

Kararın enerji maliyetlerini paylaşmaya yönelik teknik bir düzenleme olarak sunulamayacağını ifade eden Kış, şunları kaydetti:

“Bu kararın adı aydınlatma giderlerinin paylaşılması değildir; halkın oyuyla seçilmiş belediyelerin siyasi olarak cezalandırılmasıdır. İktidar, 31 Mart’ta sandıkta kaybettiği belediyeleri hizmet üretemez hâle getirmek istiyor. Elektrik şirketlerinin alacağını garanti altına alırken faturayı belediyelere, asıl bedeli ise vatandaşa ödetiyor.”

“Ağustosta karar çıkarıp ocak ayından itibaren fatura kesiyorlar”

Kararın yayımlandığı tarihten sekiz ay öncesine götürülmesine de tepki gösteren Kış, geriye dönük uygulamanın belediye bütçelerinde ağır tahribat yaratacağını söyledi:

“Kararı ağustos ayında çıkarıyor, 1 Ocak’tan itibaren geçerli sayıyorsunuz. Belediyelere sekiz aylık geriye dönük fatura çıkarıyorsunuz. Bu hukuk değildir, bütçe yönetimi değildir; bu, belediyelerin kasasına planlı bir baskındır.”

“Belediyeden kesilen her lira halkın sofrasından alınacak”

Kesintilerin doğrudan belediye hizmetlerine yansıyacağını vurgulayan Kış, şöyle devam etti:

“Belediyeden kesilen para Sarayın parası değildir; milletin parasıdır. O para çocuğun kreşi, öğrencinin yurdu, emeklinin sosyal desteği, dar gelirlinin halk ekmeği, çiftçinin üretim desteğidir. Belediyelerin gelirine el koymak, doğrudan halkın ekmeğine ve hizmet hakkına el uzatmaktır.”

“Sandıktan çıkmayan irade kararnameyle dayatılıyor”

Yerel seçimlerin ardından belediyeler üzerindeki mali ve idari baskının sistematik hâle geldiğini belirten Kış, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Sandıkta kazanamadılar; borç baskısıyla, kredi engeliyle, gelir kesintisiyle ve müfettiş kuşatmasıyla belediyeleri teslim almaya çalışıyorlar. Milletin iradesini hazmedemeyenler, sandıktan çıkmayan iktidarlarını kararnameyle belediyelere dayatıyor.

Bu tasarruf değildir; yerel demokrasiye karşı yürütülen mali operasyondur. Bu karar, 31 Mart yenilgisinin halkın belediyelerinden alınmaya çalışılan intikamıdır. Sokakların aydınlatma bedelini belediyelere yükleyen Saray, Türkiye’nin demokrasisini karartmaktadır.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.