Dolar 47,0306
Euro 53,7099
Altın 6.131,85
BİST 14.079,97
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 32°C
Parçalı Bulutlu
Mersin
32°C
Parçalı Bulutlu
Çar 32°C
Per 32°C
Cum 31°C
Cts 31°C

Kıyı kentleri belediyeleri Mersin’de buluştu

Kıyı kentleri belediyeleri Mersin’de buluştu
25 Mart 2026 15:07
246
A+
A-

TBB Başkanı Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, toplam 196 belediyenin kıyı belediyesi olduğunu ve bu bölgelerde 22 milyon kişinin yaşadığını belirterek, “Kıyı kentlerinin geleceği, Türkiye’nin geleceğinin çok önemli bir parçasıdır” dedi.

 

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ‘Ülkenin Kıyısından Yönetimin Odağına’ mottosuyla gerçekleştirilen ‘Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politikaları Mersin Çalıştayı’na katıldı. İlk kez düzenlenen ve başlangıcı Mersin’den yapılan çalıştayda; deniz ve kıyı ilişkisi, atık su yönetimi, liman ve marina faaliyetleri, sulak alanlar, kıyı planlaması ile altyapı ve çevre yönetimi konuları ele alındı.

Kongre ve Sergi Sarayı Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştaya Başkan Seçer’in yanı sıra; Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Çamlıyayla Belediye Başkanı Mehmet Fatih Sofu, Aydıncık Belediye Başkanı Özkan Kılıçarpa ile çevre illerin ilçe belediye başkanları, TBB bürokratları ile Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politikaları Komisyonu üyeleri, Mersin, Adana, Hatay olmak üzere 3 büyükşehir belediyesi ile 19 ilçe belediyesinin bürokratları, sivil toplum örgütleri ile oda temsilcileri ve alanında uzman isimler katıldı.

 

“Kıyı bölgeleri bir coğrafi alan olmasının ötesinde; medeniyetlerin buluşma noktasıdır”

 

Başkan Seçer, çalıştay dolayısıyla Mersin’e gelen katılımcıları kentte ağırlamaktan duydukları mutluluğu ifade etti. Kıyı kentlerinin yönetimi ve korunması amacıyla kurulan ‘TBB Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politikaları Komisyonu’nun ilk çalışmasını Mersin’den başlattıklarını ifade eden Seçer, “Umut ediyorum kentimiz bu güzel projeye uğurlu gelir ve değerli çıktılar ediniriz” dedi.  Kıyı kentlerinin geleceğini düşünmek, ortak sorunları konuşmak ve çözüm yollarını üretmek için bir araya geldiklerini kaydeden Seçer, “Kıyı bölgeleri bir coğrafi alan olmasının ötesinde; medeniyetlerin, ticaretin, kültürlerin ve toplumların buluşma noktasıdır. Aynı zamanda ekonomik faaliyetlerin, turizmin, ulaşımın ve sosyal yaşamın en yoğun yaşandığı alanlar arasındadır. Kıyı bölgeleri, en hassas ve kırılgan ekosistemlerden biri olma özelliğine de sahiptir” diye belirtti.

 

“Kıyı kentlerinin geleceği, Türkiye’nin geleceğinin çok önemli bir parçasıdır”

 

Artan nüfusun, turizm baskısının, konut gelişmelerinin, sanayi yatırımları ile altyapı ihtiyaçlarının kıyı alanları üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğundan ve kimi zaman doğal dengeyi zorlayan sonuçlar doğurduğundan söz eden Seçer, “Ülkemiz, yaklaşık olarak 8 bin 333 kilometrelik kıyı uzunluğuna sahip. Yani toplan sınırımızın yaklaşık olarak 3’te 2’sinden daha büyük bir alanını kıyılar oluşturuyor. Denizlerimize kıyısı bulunan 28 ilimizin; 15’i büyükşehir, 13’ü de il belediyesi statüsünde olmak üzere toplam 196 belediye yer alıyor. Bu belediyelerimizin sınırları içerisinde yaklaşık olarak 22 milyon kişi yaşıyor. Bu da Türkiye nüfusunun yaklaşık olarak 4’te 1’ini oluşturuyor. Bu veriler bize çok açık bir gerçeği gösteriyor; kıyı kentlerinin geleceği, Türkiye’nin geleceğinin çok önemli bir parçasıdır. Türkiye’nin coğrafyasının bunun stratejik önemini, komşularını tarihi, kültürel birikimini düşünerek kıyı kentlerinin önemli olduğunu da anlayabiliriz” ifadelerini kullandı.

 

“Türkiye’de lojistik filosu güçlü olan 2 ilden 1’i Mersin’dir”

 

Seçer, kıyı alanlarında turizm veya rekreasyon faaliyetlerinin yanı sıra birçok alanda faaliyet yapıldığını anlatarak, “Mersin’de olduğu gibi diğer kıyı alanlarında da limanlar, tersaneler, enerji tesisleri açılmakta. Türkiye’nin ilk nükleer enerji santrali, kıyı kenti olan Mersin’de projelendiriliyor. Kıyı alanlarında lojistik merkezleri açılmasının yanı sıra balıkçılık faaliyetleri de yapılmaktadır. Kısaca çok sayıda ekonomik sektör aynı alanları paylaşmakta. Türkiye’de lojistik filosu güçlü 2 ilden 1’i İstanbul, 2.’si ise Mersin’dir” dedi.

Çok sayıda ekonomik sektörün aynı alanları paylaşmasının zaman zaman mekânsal kullanım çatışmalarına, çevresel sorunlara ve planlama güçlüklerine de yol açabildiğini kaydeden Seçer, “Tüm bunlara ilave olarak küresel ölçekte karşı karşıya olduğumuz iklim değişikliği, kıyı kentlerini doğrudan etkileyen en önemli risk alanlarından biridir. Deniz seviyesinin yükselmesi, tsunami, kıyı erozyonu, aşırı hava olaylarından meydana gelen değişimler, sel felaketlerinden örnek olarak söz edebiliriz. Mersin, bu özellikleri sonuna kadar taşıyan bir kent” dedi. Herhangi bir depremde, özellikle denizde gerçekleşecek bir deprem durumundan Mersin’in etkilenmemesinin mümkün olmadığını belirten Seçer, “Mersin’de deprem sonrası bir tsunami ihtimalinin olmaması mümkün değil. Mersin, dağ ve deniz mesafesinin çok kısa olduğu bir kıyı kenti, aynı zamanda eğimin çok yüksek olduğu bir yer. Küresel iklim değişikliğinin en yoğun yaşandığı bölgelerin başında bu havzanın geldiğini düşünürseniz, kısa bir zaman diliminde metrekareye düşen aşırı yağışlar sel felaketlerine neden olabiliyor” ifadelerine yer verdi.

 

“TBB olarak kıyı yönetimini yalnızca teknik bir mesele olarak görmüyoruz”

 

Seçer, kıyı yönetimi meselesinin yalnızca çevre politikalarının değil; aynı zamanda şehir planlamasının, ekonomik kalkınmanın, afet yönetiminin ve sosyal adaletin kesiştiği stratejik bir alan olarak karşılarına çıktığını ifade ederek, “TBB olarak bu konuyu yalnızca bir teknik mesele olarak değil; yerel yönetimlerin geleceğini ilgilendiren bir yönetişim alanı olarak ele alıyoruz. Bu anlayışla Birliğimiz bünyesinde Kıyı Kentleri Komisyonu’nu kurduk. Bugün de ilk toplantısını yapıyoruz. Komisyon çalışmalarının yalnızca Ankara’da masa başında yürütülen bir süreç olmasını istemiyoruz. Tam tersine, sahadan beslenen, yerel deneyimleri merkeze alan bir çalışma modeli kurmayı hedefledik” dedi.

 

“Mersin Büyükşehir olarak, uluslararası iş birlikleri ile çalışmalar yürütüyoruz”

 

Mersin Büyükşehir’in kıyılar konusunda yürüttüğü çalışmalardan söz eden Seçer, 321 kilometrelik sahilde lojistiğin, turizmin, ekolojinin ve halkın yaşam kalitesinin buluştuğu bütünleşik bir planlama belirlediklerini vurguladı. Mersin’in kıyı yapısına dair konuşan Seçer, “Mersin kıyı alanları; liman faaliyetleri, turizm, konut gelişimi, sanayi kullanımları ve hassas doğal ekosistemlerin aynı mekânsal bantta kesiştiği ve bu nedenle yüksek kullanım baskısı altında bulunan alanlar olarak öne çıkmaktadır. Belediye olarak yürüttüğümüz projelerle kıyı dirençliliği, etkin afet yönetimi, deniz kirliliğinin azaltılması, ekosistem korunması ve iklim risklerine uyum konularında uluslararası iş birlikleriyle çalışmalar yürütmekte faaliyetler sürdürmekteyiz” diye konuştu.

 

 

“321 kilometrelik sahili kesintisiz izliyor ve denetliyoruz”

 

Yürütülen çalışmaların uluslararası standartları gözettiğine dikkat çeken Seçer, “Paris Anlaşması, Temiz Akdeniz Protokolü, AB Mission Ocean Charter gibi uluslararası taahhütlerimize sadık kalarak; MedCities, ICLEI ve GCoM gibi küresel ağlardaki aktif üyeliğimizle dünya standartlarında bir yerel yönetim anlayışıyla taçlandırıyoruz.  Hazırladığımız SECAP ile emisyon azaltımı ve iklim uyumunu güçlendirirken; CLIMAAX projemizle kıyı risklerimizi bilimsel verilerle haritalandırıyor, REMEDIES ile deniz ekosistemimizi plastik kirliliğinden arındırıyoruz. Denizlerimizin korunmasına yönelik ‘Temiz Akdeniz İçin Ekosistem Tabanlı İzleme ve Yönetim Planı Projesi’, ve ‘Yeşil Bir Gelecek İçin Liman Şehirleri Ortaklığı’ projeleri ile çalışmalar sergiliyoruz” sözlerini kaydetti. ‘Elektronik Gemi Denetleme Sistemi’ni Türkiye’de kullanan 2 belediyeden birinin Mersin Büyükşehir olduğunu hatırlatan Seçer, söz konusu denetleme yetkisinin çok yüksek cezalar içeren bir yetki olduğunu söyledi. Denetleme sisteminin caydırıcı bir işlevi olduğunu ifade eden Seçer, 24 istasyonda kamera, radar, AIS ile kesintisiz izleme ile gemilerin denizlere atık bırakmaması için çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.

 

 

 

Merkezi idare ile yerel yönetimler arasında güçlü bir diyalog zemini oluşturmayı önemli bir görev olarak görüyoruz”

 

‘Kıyılar yapılaşma alanı değil, kamusal eşik ve kentsel hafıza alanıdır’ diyerek; sahilleri halkın denizle bağını güçlendiren, erişilebilir ve afetlere dirençli sosyal yaşam alanlarına dönüştürmeye kararlılıkla devam ettiklerini kaydeden Seçer, “TBB olarak bizler, belediyelerimizin deneyimlerini görünür kılmayı, iyi uygulamaları yaygınlaştırmayı ve merkezi idare ile yerel yönetimler arasında güçlü bir diyalog zemini oluşturmayı önemli bir görev olarak görüyoruz” dedi. TBB olarak belediyeler açısından birçok konuda değerlendirme ve faaliyet yürüttüklerine değinen Seçer, “Birliğimiz; ‘Tüm dünyada ortak sorunlar olan deniz kirliliği, çevre kirliliği ya da küresel iklim değişikliği gibi sorunlara nasıl çözüm üretebiliriz?’ diyerek bu konuda çok değerli çalışmalar yapıyor. Bugünkü çalıştayın da bu diyaloğun gelişmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Yürütülen tartışmaların kıyı kentlerimizin geleceğine ışık tutmasını temenni ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

 

 

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.