Dolar 44,1749
Euro 50,5980
Altın 7.104,43
BİST 13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 14°C
Yağmurlu
Mersin
14°C
Yağmurlu
Pts 19°C
Sal 18°C
Çar 22°C
Per 14°C

Hem işçiyi hem patronu memnun edecek asgari ücret mümkün mü?

Hem işçiyi hem patronu memnun edecek asgari ücret mümkün mü?
21 Aralık 2025 15:02
133
A+
A-

DEVA Partisi Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, asgari ücret zammmıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Ekmen,  “İşçinin eline geçen net ücretin artırılmasıyla işverenin üzerindeki yüklerin makul seviyede tutulması birlikte mümkündür, bunun da yolu günü kurtaran kararlar değil, yapısal ve kalıcı reformlardır” dedi.

 

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda 2026 Yılı Bütçe Görüşmeleri kapsamında asgari ücretliler hakkında konuştu.

 

Asgari ücretlinin pazarda doldurabildiği fileler küçülüyor

 

Asgari ücretlilerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken Ekmen, “Aylardır bütçe çalışıyoruz, hep şunu söyledik: Emeklinin, asgari ücretlinin, çiftçinin, sanayicinin, kadınların ve gençlerin gözü Meclis’te ‘Devlet bize ne kadar bütçe ayıracak?’ diye merakla izliyorlar.

Asgari ücretli artık geçinmeye değil ayakta kalmaya çalışıyor, satın alma güçleri her geçen gün biraz daha eriyor.

Gıda, giyim, barınma ve ulaşım harcamaları lüks kalemlere dönüşmüş durumda. Elbiselerin aile içinde el değiştirdiği, tadilat yapılıp kullanıldığı, yılda bir yeni bir kıyafet almanın bile zorlaştığı bir dönemdeyiz.

10 milyon civarında kişi asgari ücretle çalışıyor. Buna asgari ücretin biraz üstünde maaş alan kişileri de eklediğimizde toplumun yarısına yakını belirlenecek bu ücretten direkt olarak etkileniyor.

Asgari ücret artık maalesef taban değil, genel ücrete dönüşmüş durumda. Nitelikli, niteliksiz ayrımı silikleşti, ortadan kayboldu.

Asgari ücret tüm ücretler üzerinde baskılayıcı bir ücret çıpasına dönüştü, satın alma gücü açısından asgari ücret özellikle son üç-dört yılda ciddi biçimde eridi.

Maaşlar artıyor gibi görünse de asgari ücretlinin pazarda doldurabildiği fileler küçülüyor” dedi.

 

 

Geçmiş yılların kayıpları telafi edilmeden yapılacak her artış, asgari ücretliyi sistematik bir biçimde yoksullaştırmaktadır

 

 

Ekmen, asgari ücretlinin geçmiş yıllardaki kaybının öncelikle giderilmesini belirterek, “Büyük şehirleri ortalama kira 22 bin lira civarında seyrediyor. Bu rakam neredeyse net asgari ücretin tam olarak karşılığı bir rakama denk geliyor.

Asgari ücretli bekar ise ev arkadaşı bulmak zorunda. Sadece bu kira göstergesi bile asgari ücretlinin evlenebildiğinde başını bir odaya sokabilmesi, bir evi olsa geçinebilmesi imkânı veya imkânsızlığını ortaya koyuyor.

Son iki yıldır asgari ücret artışları gerçekleşmiş enflasyona göre değil, bir sonraki yılın enflasyon beklentisine göre belirlenmektedir, ara dönem artışları da hayal oldu.

Bu, emeği koruyan bir sosyal devleti değil, çalışanı enflasyon karşısında savunmasız bırakan bir anlayışı yansıtmaktadır.

Geçmiş yılların kayıpları telafi edilmeden yapılacak her artış, asgari ücretliyi sistematik bir biçimde yoksullaştırmaktadır.

Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan tarafından açıklanan 33.157 liralık asgari ücret teklifi rastgele telaffuz edilmiş bir rakam değil; matematiği, gerekçesi ve sosyal karşılığı olan minimum bir tekliftir.

Bu rakam geçen yıldan kalan %15’lik kaybı, bu yılın enflasyonunu ve en az %5’lik refah kaybını dikkate alarak yapılmış bir hesaplamadır.

Yaklaşım nettir, geçmişin kayıpları telafi edilmeden asgari ücretlinin geçim zorluğu sona ermez. Üstelik bu hesap yapılırken TÜİK’in açıkladığı resmî enflasyon verileri esas alınmıştır.

Gerçek hayat pahalılığı dikkate alındığında, bu rakamın bir lüks değil, vatandaşımızın insanca yaşayabilmesi için minimum düzey olduğu ortadadır, bunun bile ne kadar yeterli olduğu, olacağı tartışmalıdır” açıklamasında bulundu.

 

İşçinin eline geçen net ücretin artırılmasıyla işverenin üzerindeki yüklerin makul seviyede tutulması mümkün

 

Asgari ücrette önceki dönemlerde yapılan iki, üç kat artışların akılcı ve öngörülebilir ekonomi politikalarıyla olduğunu hatırlatan Ekmen, “Asgari ücrete dönersek, asgari ücrete enflasyonun 2 katı, yer yer 3 kartı atış artış yapabilen Ali Babacan yaklaşımı, dengeyi ücretleri baskılayarak değil, vergide adalet, prim yüklerinde akılcı düzenleme ve öngörülebilir ekonomi politikalarıyla sağlamayı hedeflemişti ve bunu başarmıştı.

İşçinin eline geçen net ücretin artırılmasıyla işverenin üzerindeki yüklerin makul seviyede tutulması birlikte mümkündür, bunun da yolu günü kurtaran kararlar değil, yapısal ve kalıcı reformlardır” ifadelerini kullandı.

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.