Dolar 47,7189
Euro 55,2097
Altın 6.680,93
BİST 13.795,57
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 33°C
Açık
Mersin
33°C
Açık
Sal 33°C
Çar 32°C
Per 32°C
Cum 32°C

HDP’ye saldırıya tepkiler sürüyor: Denizlerimiz tükenmeyecek

HDP’ye saldırıya tepkiler sürüyor: Denizlerimiz tükenmeyecek
18 Haziran 2021 14:48 | Son Güncellenme: 18 Haziran 2021 14:49
543
A+
A-

İzmir’de silahlı bir kişinin HDP binasına saldırıp Deniz Poyraz adlı genç kadını katletmesine tepkiler sürüyor. HDP Mersin İl Örgütü ile Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri saldırıyı kınadı.

 

 

HDP Mersin İl Örgütü, Mersin Emek ve Demokrasi Platformu ve Mersin Kadın Platformu bileşenleri, İzmir’de HDP binasına yapılan saldırıyı protesto etti. HDP binası önünde düzenlenen basın açıklamasında “Katilleri tanıyoruz. HDP halktır. Susturulamaz” yazılı pankart açıldı.

Burada bir açıklama yapan HDP Mersin İl Eş Başkanı Gülbahar Şöfer,  Güney gazetesinden Abidin Yağmur’un haberine göre şu ifadeleri kullandı: “İzmir il binamıza yapılan planlı ve sistematik katliam girişimi, kaostan beslenen iktidarın yarattığı siyasi iklimin sonuçlarından biridir. İktidarın, partimizi hedef haline getirmesinin ardından saldırıların gerçekleşmesi bir tesadüfe değil, siyasi iradenin zeminini sağladığı planlı saldırılara işaret etmektedir.”

 

“KURŞUN DEMOKRATİK SİYASETE SIKILDI”

 

Bu katliamın iktidar blokunun oluşturduğu siyasi iklimin ürünü olduğuna işaret eden Şöfer, “7 Haziran’ı unutmuyoruz”, “Bunlar daha iyi günleriniz” diyen ve HDP’lileri “haşerelere” benzeterek açık katliam çağrısı yapanların sesleri karanlık odakların planlarında ve tetikçilerin katliam girişimlerinde karşılığını bulmuştur. Bu saldırı içeride ve dışarıda sürdürülen Kürt düşmanlığının sonucudur. Deniz yoldaşımıza sıkılan kurşun Kürt halkına, demokratik siyasete ve HDP’nin temsil ettiği ortak yaşam iradesine sıkılmıştır. Güvenliği sağlamakla görevli siyasi iktidar ve emrindeki kolluk kuvvetlerinin Türkiye halkları açısından açık şekilde güvenlik sorunu oluşturduğu bir kez daha kanıtlanmıştır” ifadelerini kullandı.

 

 

“PARTİMİZE KARŞI DÜŞMAN HUKUKU UYGULANIYOR”

 

 

HDP’ye karşı düşmanlığını her alanda gösteren iktidar blokunun, siyasi söylemlerinden parti binalarının abluka altına alınmasına kadar birçok alanda HDP’ye ve HDP’lilere düşman hukuku uygulanmak istendiğini ileri süren Şöfer,  “Türkiye’nin her bir köşesinde parti binalarımızın önüne konan mobil karakolların güvenliği sağlamak için değil, HDP’ye düşmanlık ve provokasyon amaçlı kurulduğu bir kez daha açığa çıkmıştır. Parti binalarımızın önündeki mobil karakollar, çadırlar bir gün dahi beklenmeden kaldırılmalıdır” dedi.

 

İzmir’de katliam girişiminin gerçekleştirildiği 17 Haziran 2021 gününün sadece Türkiye demokrasisi adına değil, Türkiye halklarının bir arada yaşaması adına da önemli eşiklerden biri olduğunu ifade eden Şöfer şunları söyledi:

“17 Haziran’dan sonra her gün, Türkiye halklarının geleceğini karanlığa sürüklemek isteyenlere karşı dayanışmanın ve bir arada yaşamın savunulması gereken tarihi bir gündür. Muhalefet partileri ve tüm toplumsal kesimler bu kritik sürecin farkında olarak tutum belirlemeli ve hareket etmelidir.  Vakit kaybetmeden tüm demokrasi güçleri halklarımızın geleceğine dair demokratik ilkeler etrafında müzakere ederek çözüm önerileri geliştirmelidir. Yargının gözlerini ve kulaklarını kapattığı, medyanın ve bürokrasinin suç ortaklıkları kurduğu, mafya-siyaset-devlet üçgeninin yeni versiyonlarının hayata geçirildiği, iktidar blokunun suç işlemeyi teşvik ettiği bu ortamda,  demokratik ve özgür bir geleceği ancak bir araya gelerek inşa edebiliriz.  Bugün HDP’nin yanında olmak toplumsal bir sorumluluktur. Bu sorumluluktan kaçmak önümüzdeki yılları karanlık bir tabloya çevirebileceği açıkça ortadadır.  Karanlığı aydınlığa çıkarmanın yolu cesaretten geçer ve bu günler Türkiye halklarına dair sözü olanların cesaret testinden geçtiği günlerdir. Cesaret faşizmin en büyük panzehiridir. Bizler her türlü saldırıya rağmen demokratik siyaset ve onurlu barış mücadelemizi sürdürme konusunda ısrarımızı devam ettireceğiz.  Deniz ve binlerce yoldaşımızın mücadelesine yakışır şekilde bu ülkeye barışı ve demokrasiyi getirene kadar bir an bile olsun duraksamadan onurlu ve haklı yürüyüşümüze devam edeceğiz. Gün susma günü değil gün faşizme karşı bir arada durma, kenetlenme ve haykırma günüdür. Mücadele, kararlılık ve özgür yaşam tutkusuyla harmanlanan Denizlerimiz tükenmeyecek, Poyrazımız esmeye devam edecek.”

 

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.