Ali Öztürk yazdı: Bir Atamadan Fazlası: Mersin’de Yeni Bir Siyasi Hikâye

Siyasette bazı isimler makamlarla değil, sahadaki mücadeleleriyle anılır. Cengiz Gökçel de bu çizgide yer alan, halkın içinde yürüyerek hafızalara kazınan bir siyasetçidir.
ALİ ÖZTÜRK
Siyasi yolculuğu yalnızca milletvekilliğiyle başlamadı. Ziraat Odası Başkanlığı döneminde üreticinin sorunlarını dinleyerek Mersin’in gerçek gündemini yakından tanıdı. O yıllarda edindiği en önemli tecrübe, siyasetin merkezinin masa başı değil, doğrudan saha olduğuydu.
Milletvekilliği sürecinde de bu yaklaşımını sürdürdü. Ankara koridorlarına sıkışan bir siyaset yerine Mersin’in sokaklarını, köylerini ve mahallelerini tercih etti. Teşkilatçılığı da seçim dönemlerine sıkışan bir araç değil, güven ve dayanışma üzerine kurulu kalıcı bir yapı olarak gördü.
Son yıllarda Türkiye siyasetinde yaşanan değişim tartışmalarında da aktif bir rol üstlendi. Özgür Özel ile birlikte yürütülen süreçte fikirlerini açıkça ortaya koyan ve risk almaktan çekinmeyen isimlerden biri oldu. Zor zamanlarda aynı çizgide durabilmek, onun siyasi duruşunun en belirgin yönlerinden biri olarak öne çıktı.
Bugün YENİ Parti’nin Mersin Kurucu İl Başkanlığı görevinin kendisine verilmesi, tesadüf değil; yıllara yayılan saha tecrübesi ve örgütçü kimliğinin doğal bir sonucudur.
Mersin; tarımı, sanayisi, limanı ve çok kültürlü yapısıyla Türkiye’nin en stratejik şehirlerinden biridir. Böyle bir kentte başarı, güçlü söylemlerden çok güçlü teşkilatlarla mümkündür. Teşkilat ise ancak sahada kurulur.
Gökçel’in en önemli avantajı da burada ortaya çıkıyor. Mersin’i uzaktan değil, yaşayarak bilen; üreticiyi, esnafı, işçiyi ve gençleri doğrudan tanıyan bir isimdir. Siyaseti dinleyen ve sahaya yaslanan bir anlayışla yürütmesi, yeni yapının en önemli gücü olabilir.
Elbette hiçbir siyasi başarı tek bir kişiye dayanmaz. Ancak bazı isimler, bulundukları hareketin yönünü belirler ve ona ivme kazandırır. Gökçel’in önündeki görev de tam olarak budur.
Mersin’de yeni bir dönem başlıyor. Bu dönemin nasıl şekilleneceğini zaman gösterecek. Ancak değişmeyen gerçek şudur: Güçlü teşkilatlar güçlü liderlerle, güçlü liderler ise emek ve mücadeleyle ortaya çıkar.
Bugün asıl soru bir atamanın ötesindedir.
Asıl mesele, yılların birikiminin yeni bir siyasi yürüyüşe dönüşüp dönüşmeyeceğidir.
Mersin bu sorunun cevabını bekliyor.
















