107 yaşında bir devrimci: Ülkemin geleceği için umutluyum

107 yaşına giren Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, “Gençlerimiz Atatürk’ün yolunu hiçbir zaman bırakmasınlar. Memleketimiz için, şahsınız için en güzel yol bu yol. Okumak, okuduğunuzu yaymak önemli. Karanlığa kapılmayın. Daima aydın insanlarla birlikte olun” diyor.
Türkiye’nin ilk, dünyanın da en önemli Sümerologlarından biri olan ve “Son Sümer Kraliçesi” olarak adlandırılan Muazzez İlmiye Çığ, 107. yaşını Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği sürpriz doğum günü ile karşıladı. 1914 yılında Bursa’da doğan, şimdilerde Mersin’de kızı Esin Çığ ile birlikte yaşayan Muazzez İlmiye Çığ, 106. yaşını Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin sürprizleri ile tamamladı.
Yaşam enerjisi, hala hafızasında koruduğu bilgi ve kültür birikimi ile “Son Sümer Kraliçesi” lakabını sonuna kadar hak eden Muazzez İlmiye Çığ, yeni yaşını Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı ekiplerinin düzenlediği sürpriz doğum günü ile kutladı. Büyükşehir ekiplerini karşısında gören Çığ, şaşkınlığını gizleyemedi. Çığ’ın evinin bahçesinde gerçekleşen kutlamada, Kent Orkestrası ekipleri müzik dinletisi gerçekleştirirken, Çığ da tüm enerjisi ve neşesi ile eşlik etti.
Dinletinin ardından Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in, “Cumhuriyet meşalesi ile aydınlattığın yoldan hiç ayrılmayacağız. Doğum gününüz kutlu olsun” cümlelerinin yazılı olduğu bir not bulunan çiçek ve Atatürk’ün fotoğrafının basılı olduğu fincan takımını Çığ’a hediye edildi.
‘Gençlerimiz Atatürk’ün yolunu hiçbir zaman bırakmasınlar’
Kendisi için gerçekleştirilen doğum günü kutlamasından dolayı Başkan Seçer’e ve Mersin Büyükşehir ekiplerine teşekkür eden Muazzez İlmiye Çığ, gençlere bazı öğütlerde bulundu.
Çığ, “Gençlerimiz Atatürk’ün yolunu hiçbir zaman bırakmasınlar. Memleketimiz için, şahsınız için en güzel yol bu yol. Okumak, okuduğunuzu yaymak önemli. Karanlığa kapılmayın. Daima aydın insanlarla birlikte olun. Gençler için çok umutluyum. Çok iyi gençler yetişiyor ama yerleri, yurtları yok. Yurtdışına gidiyorlar. Memleket canlanınca hepsi birden ‘ülkeme yardım edeyim’ diye gelecek. Biz okurken tek amacımız bir an önce mezun olup ülkemize yardım etmekti. Çünkü o kadar geri kalmış bir ülkeydik ki. Bu kadar geri kalmış bir ülkenin 80 yılda bu hale gelmesi son derece büyük bir şey. Biz Avrupa’nın 400 yılda yaptığı Rönesans’ı 80 yılda yaptık. 80 yıl önce kadınlarımızın, hiçbir şeyden haberi yoktu. 80 yıl içinde bugün kadınlarımız her alanda, sanatta, ticarette, bilimde her alanda kendilerini gösterdiler. Memleketimizin istikbali için umutluyum” dedi.
















