Yedinci yılında GEZİ’de yitirdiğimiz tüm güllere özlemle

Büyüksün halkım!
MÜNEVVER ÖZGENÇ
Bir daha, bir daha görür mü şu can
Bu böyle yarım kalmaz diyerek
İster zemheri ol, ister mehrican
Gezinin gülleri solmaz diyerek..
…
Ne çok sitem ettim, bir bilebilsen
Duyarsız, tepkisiz, sindin diyerek
Kızmadım da değil laf aramızda
Eşkiyayı hükümdar bildin diyerek
Her türlü haksızlığa boynunu eğdin
Zalimden gelene eyvallah dedin
Çok acılar gördün sabır eyledin
İsyanı defterinden sildin diyerek
Güzel ölümlerin tuttun yasını
Yazgı- kader bildin kıstın sesini
Saldıkça zulmün en fazlasını
Ses çıkarmaz oldun yıldın diyerek
Acı acıyı kovaladı yıllar yılları
Korku sardı dört tarafı dağları
Tükenip erirken güvencin karı
Yobazı kılavuz buldun diyerek
Türlü ihanetin en uç boyları
Sattı dağı taşı, kıyı, koyları
Düşünmeden verip helal oyları
Kibiri padişah kıldın diyerek
Kan uykulardaydın usuldan estim
Varmadı dilim demeye ‘ben sana küstüm’
Gün oldu senden umudu kestim
Her şeyden vazgeçtin öldün diyerek
Taksim’den yekindi sevgili halkım
Yeter uyuduğun, ayağa kalkın
Nasıl da yayıldı tüm yurda bakın
Bu bir kurtuluşa sökün diyerek
Ağacı da severiz dalı da doğadan yana
Gönülden bağlıyız yaşam hakkına
Dün de vasiyetti bugün de sana
Çoğaltın fidanları dikin diyerek
İnandım kara gün kararıp gitmez
Artık bu gezinin arkası bitmez
Ölsem de gam değil, gücüme gitmez
Çok şükür çok şükür gördüm diyerek..
( 2 Haziran 2013)
















