Şerife Arıcı Yıldız tartışmalı meclisi yazdı: Hizmet mi, hamaset mi?

“…Sayın Vahap Seçer’in bu konudaki samimiyeti, ilçe belediyelerinin tamamında CHP’li belediye meclis üyelerinin Cumhur ittifakının başkanlarına borçlanma konusunda destek olduğu ortadadır. Bunun yanında Büyükşehirdeki birçok Cumhur ittifakı meclis üyesinin borçlanma yetkisi talebinin reddi konusunda kendi iradeleriyle değil, partinin ve Ankara’nın baskısı altında hareket ettiği de bilinmektedir…”
ŞERİFE ARICI YILDIZ
Siyaset insan içindir. İnsanın refahı mutluluğu geleceği amaçken, siyaset bunun için bir araçtır. Siyasetin bir amaç haline geldiği yerde insanın ve halkın yararına olmaktan uzaklaşıp, kişi ve grupların iktidarlarını sürdürmeye hizmet ettiği görülüyor. Son zamanlarda Mersin Büyükşehir Meclisinde olduğu gibi…
Son Mersin yerel seçimleri Türkiye’nin en farklı, en atipik seçim süreci olarak gerçekleşti.
Türkiye’deki tablonun gerektirdiği ittifaklar Mersin’de bazı siyasi kişilik ve yapıların başta bahsettiğim siyaseti amaç gören siyaset anlayışları nedeniyle gerçekleştirilemedi ve Büyükşehir Belediyesini CHP kazanırken, Akdeniz beklenmedik şekilde AKP, Toroslar MHP tarafından kazanıldı.
CHP’nin Türkiye genelinde uyguladığı doğru stratejiye rağmen, Mersin’deki taktik ve aday belirleme sürecindeki hatalar nedeniyle bu iki büyük ilçe belediyesi Cumhur İttifakı tarafından kazanıldı.
Demokrasi ittifakının bu kaybı belediye meclisine de yansıdı ve Büyükşehir Başkanlığı CHP’nin olmasına rağmen meclis çoğunluğu Cumhur İttifakı’nın oldu.
Bununla birlikte HDP ve İYİ Parti mecliste grup kuramadı.
***
Yerel meclisler kentin parlamentosu olmakla birlikte, siyaset açısından bu güne kadar, farklı, zıt siyasi görüşteki partilerin yerel saiklerle koalisyon kurabildiği, kent için önem taşıyan konularda meclis üyelerinin parti şapkasını çıkarıp, kent temsilcisi kimliğiyle hareket edebildiği bir meclistir. Bugüne kadar öyle olmuştur ve olmalıdır.
Ancak son yıllarda oluşan AKP-MHP ittifakı, siyaseti o kadar kendi bekasının amacı haline getirmiş, siyaseti öylesine kutuplaştırmış, kendinden olmayanı öyle ötekileştirmiştir ki, kendisi adına bir hezimet olan 31 Mart seçim sonuçlarını bir türlü hazmedememektedir.
Muhalefetin kazandığı onlarca belediyede seçim kazanan belediye başkanını görevden alan, belediyelerin kimi yasal yetkilerini ellerinden alıp Cumhurbaşkanlığı’na bağlayan, hamasetini pandemi döneminde belediyelerin yaptığı insani yardımları engellemeye kadar vardıran iktidar, muhalefet belediyelerinde Mersin, Ankara, İstanbul gibi büyükşehirdeki meclis çoğunluğunu, hizmeti engelleyip, hamaset yapmak için kullanmaktadır.
Önceki günkü Mersin Büyükşehir meclisinde olduğu gibi…
Toplantının başında gündem oluşturulurken Başkan Vahap Seçer gündeme çok değerli bir madde önerisinde bulundu. Öneri, mecliste grup kuramayan siyasi partilerin de komisyonlara üye vererek demokratik katılımın sağlanmasıydı. Öneri AKP-MHP oylarıyla reddedildi!
Bu toplantıda gündemde olan yüzü aşkın madde içerisinde en önemli maddelerden biri. Pandemi döneminde insani yardımlar nedeniyle giderlerin artması, buna karşın gelirlerin azalması nedeniyle ortaya çıkan borçlanma konusuydu.
Başkan Seçer hizmetlerin aksamadan sürmesi personelin mağdur olmaması için 250 milyon TL’lik borçlanma yetkisi istiyordu meclisten. Bunu yaparken geçen dönemin faaliyet raporunu ve bu bütçenin nerede kullanılacağını ayrıntılı bir biçimde açıklıyordu.
Aynı konu geçen meclis toplantısında da gündeme gelmiş, Cumhur ittifakı tarafından “bu kaynağın nerde kullanılacağını bilmiyoruz” gerekçesi ile reddedilmişti.
Bu kez böyle bir gerekçeye de sığınamazlar çünkü Başkan Seçer’in açıklaması son derece bilgilendirici ve bu borçlanmanın olmaması halinde belediyenin ve Mersin’in neyle karşılaşacağını şeffaf bir şekilde ortaya koyuyor.
Borçlanma yetkisi tüm bunlara rağmen AKP-MHP oylarıyla yine reddedildi.
Cumhur ittifakı bunu yaparken Başkan Vahap Seçer’in yereldeki muhalefet Belediye Başkanlarına yaklaşımından da bahsetmeliyim: Geçtiğimiz haftalarda pandemideki olağanüstü halinin ortadan kalkması sonrasında Sayın Seçer, Belediye Meclis Üyeleri ve Daire Başkanları ile birlikte 2.bölge turu yaparak hizmet ve projeleri yerinde gördü, öncelikleri belirledi.
Bu gezide her ilçede önce kaymakamı, sonra belediye başkanlarını ziyaret ederek, hizmet ve projeler, ilçelerin ihtiyaçları, yerel talepler konusunda görüşlerini aldı.
Benim de bulunduğum bu görüşmelerde hemen hepsi muhalefetten olan belediye Başkanlarına “Mersin için birlikte hizmet vereceklerini, ilçelerde elzem olan durumlarda ilçe belediyesinin yetemediği hallerde Büyükşehir- ilçe belediyesi sınırı gözetmeksizin hizmet götüreceğini, personel konusunda onları darda bırakmamaya çalışacağını, önceliğin Mersin olduğunu, Mersin için siyaset gözetmeksizin birlikte çalışmaları gerektiğini, hizmetler konusunda her zaman ayırım olmaksızın Başkanların yanında olduğunu” ifade etti.
Pratikte de Sayın Vahap Seçer’in bu konudaki samimiyeti, ilçe belediyelerinin tamamında CHP’li belediye meclis üyelerinin Cumhur ittifakının başkanlarına borçlanma konusunda destek olduğu ortadadır.
Bunun yanında Büyükşehirdeki birçok Cumhur ittifakı meclis üyesinin borçlanma yetkisi talebinin reddi konusunda kendi irade ve inisiyatifi ile değil, partinin ve Ankara’nın baskısı altında hareket ettiği de bilinmektedir.
Başkan Seçer ve CHP’nin hizmet için bu kadar samimi, yapıcı, yerel saiklerle yaklaşımına karşı AKP-MHP’nin belediye başkanları ve meclis üyelerinin bu hamasi yaklaşımı hiç hakkaniyetli ve kabul edilebilir değil.
Mersin hamaset değil, hizmet istiyor.
Ellerini kentin değil, kendi bekası için kaldıranları halk da tarih de bir kenara yazıyor!
















