Saray 1 ayda 2,3 milyar TL harcadı

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Cumhurbaşkanlığı Sarayının 1 aylık giderinin 17 kurumun bir aylık giderinden daha fazla olduğunu belirterek “Harcayan Saray, ödeyen vatandaş” dedi.
Gülcan Kış, “Cumhurbaşkanlığı yalnızca Ekim ayında 2 milyar 285 milyon 975 bin TL harcadı.
Bu tutar; TBMM, Enerji Bakanlığı, Sayıştay, Danıştay, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi, MGK, MİT, İletişim Başkanlığı ve toplam 17 kamu kurumunun aynı ayda yaptığı harcamayı geride bıraktı.
Saray sadece Ekim ayında, tek ayda; yaklaşık 103 bin 419 asgari ücretlinin maaşı kadar, 137 bin 40 emeklinin maaşı kadar para harcamış durumda.
Dakikada 51 bin TL, saniyede 853 TL harcayan bir yönetim halktan kopmuştur. Bu düzen adaletsiz, vicdansız ve toplumun nefesini kesen bir düzendir” dedi.
İLETİŞİM BAŞKANLIĞI: 5,7 MİLYAR TL’LİK “PROPAGANDA GİDERİ”
“Başkan değişti ama Sarayın propaganda düzeni değişmedi” diyen Gülcan Kış, “İletişim Başkanlığı yılın ilk 10 ayında 5 milyar 732 milyon TL harcadı. Sadece Temmuz ayındaki harcama 1 milyar 25 milyon TL.
İletişim Başkanlığı artık bir devlet kurumu değil; Sarayın PR merkezidir. Başkan değişti ama harcama mantığı aynı kaldı.
Bu para halkın haber alma özgürlüğüne değil, Sarayın algı operasyonlarına gidiyor.
Bu parayla Mersin’de beş okul, üç hastane, onlarca kreş yapılırdı. Ama Saray’ın propaganda çarkında bir ayda buhar oldu” ifadelerini kullandı.
HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI: 5,5 TRİLYON TL’LİK HARCAMA
Gülcan Kış, “Mehmet Şimşek tasarrufu vatandaşa, harcamayı kendine uyguluyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 10 aylık harcaması 5 trilyon 548 milyar TL. 5,5 trilyon TL harcama varken vatandaşa ‘kemer sık’ demek ahlaki değildir. Harcamalar vatandaşa değil faiz yüküne gidiyor.
Üreten millet değil, harcayan Saray korunuyor.Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ilk 10 aylık harcaması 335 milyar TL.
Bu harcama yoksulluğu azaltmadı, artırdı. Bu para yoksulluğu bitirecek yerde büyütüyor.
Çünkü doğrudan vatandaşa gitmiyor; yandaş yapıların, vakıfların, derneklerin ağlarına gidiyor.
Kadınlar, çocuklar, yaşlılar yoksulluğun en derinini yaşıyor. Ama bakanlık pul basmakla, hatıra parası çıkarmakla meşgul.
Türkiye’de artık herkes borçla yaşıyor. Asgari ücretli krediyle, emekli kredi kartıyla ayakta duruyor. Bu, ekonomi modeli değil; bir borçlandırma tuzağıdır” ifadelerini kullandı.
















