Nazmi Akdağ yazdı: Medya mahallesinin halleri

“..Haberci veya köşe yazarları gündemi takip ederek yazılarını yazarlar ve okurların beğenisine sunarlar. Reklamcılık ise hayal satmaktır. Bu departman da başarılı olmak çokta kolay değildir. Ercan Güneş’in anılarını okuyunca burasının nasıl bir cadı kazanı olduğunu yakından gördüm…”
NAZMİ AKDAĞ
Uzun yıllar gerek ulusal gerekse yerel basında ağırlıklı olarak reklam departmanın da çalışmış, şimdi ise Mersin Borsasında basın danışmanlığı yapan Ercan Güneş kardeşim yaklaşık 30 yıllık birikimini “Ah Medya, Vah Medya” başlığı altında kitaplaştırmış.
İmzaladığı kitabın yanına kalem ekleyerek bir de mesaj vermiş. Yani “Okuduktan sonra kitapla ilgili düşüncelerini yaz” demiş.
Yukarıda da belirttiğim gibi kitap bir anı kitabı.
Gördüğüm kadarıyla yerelden çok ulusal basından büyük sorunlar yaşamış.
Medyanın en zor departmanı reklamcılıktır.
Haberci veya köşe yazarları gündemi takip ederek yazılarını yazarlar ve okurların beğenisine sunarlar.
Reklamcılık ise hayal satmaktır. Bu departman da başarılı olmak çokta kolay değildir.
Ercan Güneş’in anılarını okuyunca burasının nasıl bir cadı kazanı olduğunu yakından gördüm.
Her sektörde tatlı bir rekabet vardır. Rekabetin olmadığı yerde başarı da gelmez.
Haberciliğin en güzel yanı rakiplerini atlatarak haber yapmaktır.
Elbette özel haber yapmak bir yetenek işidir. Ama işin içine para girmediği için yarış tatlı bir rekabetten öteye geçmez.
Reklamcılıkta farklı bir yeteneğe sahip olmanız gerekmektedir.
Başka bir söylemle ikna gücünüz çok iyi olmalıdır.
Reklam departmanın da çalışan muhatap olduğu firmadan para kazanmadan para harcamasını sağlayan kişidir.
İşte “Ah medya vah medya” kitabında Ercan Güneş’in otuz yılda hangi başarılara imza attığını gördüm.
İki binli yılların başında günlük yerel gazete çıkarmayı düşündüğümde kendisini yakinen tanıdığım için çıkaracağım gazetenin reklam departmanını oluşturmasını istemiştim.
Bu görüşmemizden dolayı kitabından da benden bahsetmiş.
O zaman bana söylememişti ama şimdi neden teklifimi kibarca reddettiğini anlıyorum.
Aynı zaman içinde ulusal gazetenin birinde daha iyi koşullarda teklif almış.
Yerel gazetenin maddi gücünün daha az olmasından dolayı haklı olarak ulusal gazeteyi tercih etmiş.
Ercan kardeşimle birlikte çalışmasak ta dostluğumuz kesintisiz sürmüştür.

















