MÜNEVVER ÖZGENÇ YAZDI: YILIN BİTTİĞİ YERDE…

“…Daha sonlanmadan, 382 kadın öldürüldü bu sene. Başımızda ol zihniyet: Biz diyoruz ki ona: ‘İstanbul Sözleşmesi’ hani, nerede? O diyor ki bize: – İtaat et! Sabret! Kadını eve kapatmak olunca niyet!..”
MÜNEVVER ÖZGENÇ
Ne zaman gündemin ötesinde yazmaya kalksam;
Yıkar geçer hevesimi bir cinayet, bir afet haberi.
Hem de yılın sonuna doğru.
Bilmem umut mu ağır basar
Hüzün mü, yıl biterken?
“Umudu dürt
Umutsuzluğu yatıştır”
Dese de şair(*)
Umutsuz yaşanmaz hadi,
Öfke nasıl yatışır?
Bir günde, dört ilde dört kadın cinayeti!
İstanbul’da Aylin, Malatya’da Selda, G. Antep’te Vesile, İzmir’de Betül.
Dört ayrı erkek eliyle. Üstelik katilin ikisi oğul!
Hep söylerim; cinayetin işleniş biçimiyle denk, yankı bulup ayaklanır kamu vicdanı bizde. Oysa neredeyse her gün bir kadın öldürülüyor ülkemizde!
Öğretim üyesi Aylin Söyler, bu derece huncarca öldürülmeseydi eğer, ne Selda, ne Betül ne Vesile; ölümleri haber bile olmayacaktı belki de.
Daha sonlanmadan, 382 kadın öldürüldü bu sene.
Başımızda ol zihniyet:
Biz diyoruz ki ona: ‘İstanbul Sözleşmesi’ hani, nerede?
O diyor ki bize: – İtaat et! Sabret!
Kadını eve kapatmak olunca niyet!
– Sakın evden çıkmayın! Gezmeyin, çalışmayın!
– Boşanmaya kalkmayın!
– Gülme, eğlenme!
– Erkek egemen düzenin keyfine değme!
– Çekin ne varsa kaderinizde, oturun evinizde!
Bir ülke kıvranırken ayrıca, işsizlik- yoksulluk- pandemi günlerinde.
Aynı zihniyet yine!
Salgın dönemi boyunca, siyasal iktidarca hayata geçirilen yasakları düşününce; yapılmak istenenin öne sürüldüğü gibi pandemiyi önleme, halkın sağlığını korumaktan öte, toplumun yeme- içme, eğlence kültürlerini kıskaca alacak denli baskılama, dinsel referanslar doğrultusunda öngörülen yaşam biçimini topluma dayatma çabası olduğu çok açık!
Gören gözler için elbette.
Sorumlular üzüm yemek değil de, bağcı dövmek derdinde!
2009 Temmuz’unda kapsamı genişletilmek suretiyle sigara yasağı ile başlayan, sonrasında alkollü içki satışının perakende olarak gece saatlerinde yasaklanışı ile devam eden süreçte, gelinen nokta göz önünde.
Yetmedi, pandemi kısıtlaması adıyla hafta sonu yasakları da derken,
Genelge üzerine genelge, ihbarı da içeren.
Yılbaşı kutlamak, bir şekilde zinhar yasak!
Corona virüsü bilmem de, birileri evlerin içine gözünü dikmiş bile.
İstediğimiz gibi eğlenir, yer- içeriz, kime ne?
“Ehline helaldir na ehle haram
Biz içeriz bize yoktur vebali” –Edip Harabi 1853-1917
Neyse uzatmayayım.
Şimdi yeni yıla girerken;
Bir yanım sorgu-sual:
“Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar”
Sol yanım yanıt verir:
“Ümit gönlümün ekmeği, umar ha umar umar (**)
Her ne umuyorsak her birimiz, 2021 yılında onu bulalım.
Her şeye karşın, yaşam varsa; UMUT DA var…
Güzel günlere, barışa, kardeşliğe, eşitliğe, paylaşmaya dair.
Umutlarımız hep var olsun. Yeni yılınız kutlu olsun…
(*) Edip Cansever/Mendilimde Kan Sesleri
(**) Cem Karaca
















