Münevver Özgenç yazdı: Bu Hesabı Kim Yapmış Bizler de bilek!

“…Şimdilerde, Aylık Asgâri Geçim Tutarı son meşgâlesi; Asgari ücret ve civarında ücret alan 8 milyon, dolaylı olarak yirmi milyon çalışan insanca bir ücret beklerken. Neymiş? Besin içi ve besin dışı harcamalar tek tek, titizlikle incelenmiş; Asgâri ücret için bir işçiye 2 bin 792 lira aylık yetermiş!..”
MÜNEVVER ÖZGENÇ
Hesabı yapan da yaptıranlar da göz önünde; geçtiğimiz günlerde Bütçe Görüşmelerinde izledik.
Kerevetine çıkanda aynı kesim, murada eren de.
Bu devir de kerevet neymiş, şölenin, şatafatın bini bir para!
Sazlı sözlü, eğlence gırla!
Bütçe dağılımı istenildiği gibi, yerli yerinde!
“Zalım, zalım, zalım, zalım /Ne olacak benim halım”(*) derseniz;
Kuru ekmek var, yerseniz!
Bütçenin neresinde yoksul, emekçi, dar gelirli, işsiz, hiç gelirsiz?
Kuşkusuz, yine yedi kat altında!
Bir de ısmarış üzerine hesap yapıp, hesabı kitabına uyduran var, canım efendim.
Acaba kimmiş, kimlerdenmiş demeye gerek yok
Çok yerde adı geçer, bilirsiniz;
Gelir, istihdam, tüketim, hane halkı, işgücü, geçim tutarı dendiğinde hemen onun adı gelir; Tüik, Tüik, Tüik!
Bu yaptığı ne son, ne de ilk.
Şıracının şahididir kendisi,
İstatistiklerin, verilerin efendisi!
Şimdilerde, Aylık Asgâri Geçim Tutarı son meşgâlesi;
Asgari ücret ve civarında ücret alan 8 milyon, dolaylı olarak yirmi milyon çalışan insanca bir ücret beklerken.
Neymiş? Besin içi ve besin dışı harcamalar tek tek, titizlikle incelenmiş;
Asgâri ücret için bir işçiye 2 bin 792 lira aylık yetermiş!
Buymuş,tek bir ağır işçinin asgari yaşam maliyeti!
Fazlasını verecek değil ya, zaten bu yöndedir işverenin de niyeti.
DİSK-AR’ın son Kasım Ayı verilerine göre:
Dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi (alması gereken kalori üzerinden) ve insanca yaşayabilmesi için: açlık sınırı: Bin 283 lira,
Aylık asgari harcama tutarı, yani yaşam sınırı ise 4 bin 57 lira olurken.
Üstelik, Uluslararası normlar, asgari ücret belirlenirken işçi, ailesi ile birlikte göz önüne alınır derken!
TÜİK, Asgâri Ücret Tesbit Komisyonuna 2bin792 lira önermiş.
(Bir de on kuruş’u var, hakkını yemeyelim!)
Daha fazlasına yokmuş gerek.
Ne de olsa, gerçek müm’in görevi acıyı bal eylemek!
Asgâri ücret çıktı çıkacak, ha bugün ha yarın.
Üç-beş de arttırır birisi, merhamet eder bakarsın!.
Varsın, yine bir avuç sermayeye, işverene ayrıcalıklıya kalsın
Servetin de, gelirin de, geçimin de hası.
Bilmez miyiz ki:
Şimdilik;
“Dünya zalımlar dünyası!”
(*) Aşık mahsuni Şerif’e saygyla.
















