Mersin Kadın Dayanışma Komiteleri: İtirazımız var!

Mersin Kadın Dayanışma Komiteleri Dünya Emekçi Kadınlar Gününü yürüyüşle kutladı. Forum Mersin’de bir araya gelen kadınlar, buradan Alanya Sokağına kadar yürüdü. “Kadınlar değil bu düzen yenilecek” yazılı pankart açan kadınlar, “Sömürü bitecek, eşitlik gelecek” sloganları attı.
Etkinlikte kendi yaşamından örnekler vererek kadınların sorunlarını anlatan Nida Batıyel, “Ben sizin kızınızım, arkadaşınızım, kardeşinizim, yurttaşınızım. Ben, okuldan biraz daha geç döndüğünde annesinin yüreği ağzına gelen, ben, otobüste ayakta dururken istemediği bir temasa maruz kalan, ama yer değiştirdiğinde bile o bakışlardan kaçamayan bir kadınım.
Ben, işe yeni başladığında patronunun iltifatlarının sınırlarını zorladığını fark eden ama “Abartıyor muyum?” diye kendini sorgulamak zorunda kalan bir kadınım.
Ben, yaşadığı tacizi, istismarı anlatacak cesareti bulamadığında yalnızlık içinde boğulan, kimseye söyleyemediği için suskunluğunu yük gibi sırtında taşıyan bir kadınım. Ve bugün burada sizlere, susturulmuş ama artık sessiz kalmak istemeyen bir kadın olarak sesleniyorum. Çalıştığım yerde patronumun üzerimdeki gücünü nasıl suistimal ettiğini gördüm.
Sokakta yürürken, toplu taşımada, bir arkadaş ortamında bile kendimi nasıl korumam gerektiğini hesaplamak zorunda kaldım. Tacize uğradım, istismara maruz kaldım.
Ama en kötüsü, yardım isteyemedim. Çünkü biliyordum; bana inanmayacaklar, “Yanlış anlamışsındır” diyeceklerdi ya da suçlayacaklardır. Sustum. Hiçbir şey olmamış gibi davrandım. O suskunluğun içinde her gün biraz daha eksildim.
Çünkü içinde yaşadığımız sistem, kadınları korumuyor. Gerici zihniyet, kadınları susturuyor. Bizi şiddete, tacize, istismara karşı savunmasız bırakıp sonra da susmamızı istiyor. “Kadının yeri evidir” diyenler, kadınları erkeklerin mülkü gibi görenler, “Gecenin o saatinde ne işi vardı?” diye sorgulayanlar, aslında yaşadığımız her kötülüğün bir parçası.
Yobazlık, kadınları ikinci sınıf insan haline getirmeye çalışıyor. Bizim ne giyeceğimizi, nasıl güleceğimizi, kiminle konuşacağımızı bile kontrol etmek istiyorlar. Biz ise itaat etmeyince hedef haline geliyoruz.
Eğer bir kadın güçlü olursa, eğer hakkını savunursa, eğer “Ben varım!” derse, ona her türlü baskıyı reva görüyorlar. Ama biz bu baskıya boyun eğmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“62 YAŞINDAYIM. HALEN ÇALIŞIYORUM”
Fatma Albayrak da şunları söyledi: “Ben 62 yaşında halen çalışmak zorunda olan emekçi bir kadınım. Hasta bakıcılık yapıyorum, ekonomik zorluk çekmeden nasıl yaşanır bilmiyorum. Hayatım mücadele ve çalışmakla geçti, sonsuza kadar çalışmak zorunda kalmak, hiç dinlenememek, hep kirayı, faturaları, beslenmeyi, çocuğun okul masrafını düşünmekle geçen bir ömür benimki, milyonlarca emekçi kadın gibi.
Bu düzen bize ölene kadar yokluk içinde yaşamayı ve hayatta kalabilecek kadar kazanmayı reva görürken, aynı zamanda sokak ortasında kurşunlanmayı, aşağılanmayı, yok sayılmayı vaat ediyor.
Emekçi kadınlar olarak bizim, bizlere reva gördükleri bu yaşam biçimine, yoksulluğa, sömürüye, şiddete itirazımız var. Birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var”
















