Dolar 45,2007
Euro 52,9345
Altın 6.637,31
BİST 14.394,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 15°C
Yağmurlu
Mersin
15°C
Yağmurlu
Sal 17°C
Çar 20°C
Per 22°C
Cum 25°C

Memurlar zam ayrımcılığını protesto etti

Memurlar zam ayrımcılığını protesto etti
6 Aralık 2025 13:05 | Son Güncellenme: 6 Aralık 2025 13:06
234
A+
A-

KESK üyesi memurlar, üst düzey bürokratlara 30 bin TL seyyanen zam yapılmasını öngören yasa teklifinin tüm kamu çalışanları ve emeklileri kapsamı çağrısında bulundu. KESK Dönem Sözcüsü Mustafa Özbay, “Sadece yönetici kadroların değil, tüm kamu emekçilerinin maaşlarının arttırılması için iktidarı göreve, kamu emekçilerini mücadeleye çağırıyoruz” dedi.

 

TBMM Plan Bütçe Komisyonunda kabul edilen bir önerge milyonlarca kamu emekçisi ve emeklinin tepkisini çekti.

Önergeye göre,üst düzey yöneticilerin ve merkez teşkilatına ait genel idare hizmetleri sınıfında yer alan başmüfettiş, müfettiş gibi kariyer personel kadrolarında görev yapanların maaşlarında, bulunduğu kadroya göre 10 bin TL ile 40 bin TL arasında değişmekle birlikte, ortalama 30 bin TL tutarında seyyanen artış yapılıyor.

Ancak kamu emekçileri yani üst düzey yönetici olmayan memurlar bu zam teklifinin dışında tutuluyor.

KESK Mersin Şubeler Platformu Özgür Çocuk Parkında bir eylem düzenleyerek önergedeki ayrımcılığı protesto etti.

Platform adına açıklama yapan Mustafa Özbay şunlarır söyledi:

KESK olarak öncelikle böylesine önemli bir konunun sendikalardan, konfederasyonlardan, kamu emekçilerinden adeta kaçırılarak “bir gece ansızın” Plan ve Bütçe Komisyonuna getirilmesini,  önergenin alelacele görüşülüp kabul edilmesini kınıyoruz.

Tüm kamuoyu mevcut durumda üst düzey yöneticiler olarak tanımlanan bürokrasinin önemli bir kısmının 23 yıldır ülkeyi yönetenlerin döneminde göreve getirildiğini,  bunların bir kısmının da adeta “kraldan çok kralcı” kadrolardan oluştuğunu görmekte, bilmektedir.

Sözü hiç eğip bükmeden, bir kısmını tenzih ederek ifade edelim ki;  önerge ile öncelikle “iktidar ile tam uyum içinde olan” bu kadroların ödüllendirilmesi, “motivasyonlarının arttırılması” hedeflenmektedir.

İşin özü bu Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen önerge ile ezici çoğunluğu 23 yıldır ülkeyi yöneten iktidar tarafından göreve getirilen yönetici kadrolar en az 30 bin TL seyyanen maaş artışı ile ödüllendirilmektedir.

Buna karşın 86 milyona verilen kamu hizmetlerinin tüm yükünü çeken 4 milyon kamu emekçisi ise göz göre göre cezalandırılmaktadır.

Cezalandırılan bir başka kesim ise 2023 genel seçimleri öncesinde bizzat Cumhurbaşkanı tarafından “memurlara verilen seyyanen ödemenin memur emeklilerinin aylıklarına da yansıtılması” sözü verilen ama 2,5 yıldır oyalanan, sefalete itilen 2,5 milyon kamu emeklisidir.

Yıllardır iktidar eliyle hayata geçirilen adaletsiz düzenlemelerle, torba yasalar ve fiili uygulamalarla kamuda iş barışı, ücret dengesi, torpilin ayrımcılığın kapısını sonuna kadar açan mülakat sistemi ile liyakat alabildiğine tahrip etmiştir.

Geldiğimiz noktada ortalama kamu emekçisi maaşı yoksulluk sınırının yarısına kadar inerken, emekli maaşları açlık sınırı altında kalmıştır.

Milyonlarca kamu emekçisinin, emeklinin yıllardır adım adım içine itildiği mevcut karanlık tablo Hükümet-Hakem Kurulu ve yandaş konfederasyonların yönetimi arasındaki danışıklı dövüş oyunlarının ve bunun bir parçası olan sözde toplu sözleşmelerin eseridir.

Oysa öncesi bir yana, kamu emekçileri daha 5 ay önce, “toplu sözleşme” görüşmelerinin tıkandığı süreçte Hakeme gitmeyeceğini açıklayanların son anda nasıl çark ettiğini unutmamıştır.   

Tüm kamuoyunun bilmesini isteriz ki; Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen adaletsiz önerge karşısında KESK olarak biz en başından beri savunduğumuz noktadayız. Biz kimseden ne bir “lütuf” istiyoruz. Ne de hakkımız olmayan bir şey talep ediyoruz.

KESK olarak bu ülkenin onurlu tüm kamu emekçilerinin, emeklilerinin hak ettiği insanca yaşamaya yetecek bir ücret, demokratik-adil bir çalışma yaşamı istiyoruz.

Bunun için temel taleplerimiz açık ve nettir.

Öncelikle tüm kamu emekçilerine brüt 18 bin 682 TL olarak verilen ilave seyyanen ödenek tutarının taban aylık katsayısına dâhil edilmesini, söz konusu tutarın mevcut emekli aylıklarına da yansıtılmasını istiyoruz.

En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasını istiyoruz.

Tüm ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmasını istiyoruz. 

Konut sahibi olmayan tüm kamu emekçilerine konut hakkı kapsamında Kira Desteği verilmesini istiyoruz.

Mevcutta çok düşük olan eş ve çocuk yardımlarının yaşadığımız gerçek enflasyon temel alınarak güncellenmesini istiyoruz.

  1. Dereceye yükselen tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesini istiyoruz.

Sözleşmeli, taşeron, ücretli, vekil gibi hür türlü güvencesiz istihdama son verilmesini, tüm kamu emekçilerinin güvenceli-kadrolu istihdam edilmesini istiyoruz.

Maaşlarımızdan kesilen Gelir Vergisi 1. dilim oranının %15 ten %10’a düşürülmesini, yoksulluk sınırına kadar olan maaşlardan kesilen Gelir Vergisi’nin bu oranda sabitlenmesini istiyoruz.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.