“Emekçiler bu bütçeyi kabul etmiyor”

KESK’te örgütlü kamu çalışanları, TBMM’de görüşülen 2026 bütçesini protesto etti. KESK Mersin Şubeler Platormu Sözcüsü Doğan Yarlıgaş, “Bu bütçe teklifinde kamu emekçileri yok. İşçiler, emekliler, asgari ücretliler, kadınlar, gençler, öğrenciler yok. Engeliler, çiftçiler, küçük üreticiler, köylüler yok. Ürettiğimiz kaynakları, ödediğimiz vergileri sermayeye, patronlara, beşli çetelere, saraylara aktarmayı hedefleyen, tüm yükü bize yıkan bu bütçeyi kabul etmiyoruz” dedi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Mersin Şubeler Platformu bileşenleri, TBMM’de görüşülen 2026 bütçesini protesto etti.
Özgür Çocuk Parkında bir araya gelen KESK üyeleri “Emekçiler bu bütçeyi kabul etmiyor. Halk için bütçe, demokratik Türkiye” yazılı pankart açtı.
Burada KESK Mersin Şubeler Platformu adına açıklama yapan BES Mersin Şube Başkanı Doğan Yarlıgaş şunları söyledi:
“Mecliste günlerdir hepimizin hayatını doğrudan ilgilendiren bir yasa teklifi, bütçe yasa teklifi görüşülüyor. Hepimiz biliyoruz ki dünyanın neresinde olursa olsun hiçbir iktidar, hiçbir hükümet “biz halkı, emekçileri düşünmüyoruz” demez.
Tam tersine sürekli olarak aynı nakaratı tekrarlar. “Biz halktan, emekten, işçiden, memurdan, kadınlardan, gençlerden yana olan, onların hak ve çıkarlarını gözeten bir iktidarız, hükümetiz” der.
Bu ülkenin yurttaşları, emekçileri olarak bu sözlerin hepimize çok tanıdık geldiğini biliyoruz.
Çünkü yıllardır bu sözlerle oyalanıyoruz. Bu sözlerle yıllardır oyalanarak adım adım geldiğimiz yer ortadadır.
Geldiğimiz yerde ekonomik krizler, gelir adaletsizliği geçici bir durum olmaktan çıkmıştır.
İktidarlar eliyle bilinçli olarak sürdürülen bir yoksullaştırma düzenin temel araçları haline getirilmiştir.
Yüksek enflasyon, düşük ücretler ve güvencesizlik sarmalına alınan milyonlar açlık sınırının altına itilmiş, yoksulluk ve adaletsizlik normalleştirilmiştir.
Yoksulluk, açlık, sefalet, güvencesizlik adım adım sadece ekonomik değil siyasal bir kontrol aracına dönüştürülmüştür.
Emeğin, yurttaşların en temel haklarını hedef alan tüm saldırılar; demokrasinin, hukukun tamamen rafa kaldırılmak istendiği, halk iradesinin yok sayıldığı otoriter rejim ile tahkim edilmiştir.
Sonuç itibari ile geldiğimiz yer ana gövdesini emeği ile geçinenlerin oluşturduğu ülkenin ezici çoğunluğunun üzerine düşürülen karanlığın gittikçe koyulaştığı bir yerdir.
Diyorlar ki; “Toplayacağımız 100 TL verginin 20 TL’sini faize,
5 TL’sini teşvik-prim desteği-katkı olarak sermayeye, en az 16 TL’sini silah tüccarlarına, tekellerine 3 TL’sinin ise beşli çeteye,
yandaş müteahhitlere dolar cinsinden hazine garantisi olarak aktaracağız” diyorlar.
Buradan bir kez daha sesleniyoruz. Bu bütçe teklifinde kamu emekçileri yok.
İşçiler, emekliler, asgari ücretliler, kadınlar, gençler, öğrenciler yok. Engeliler, çiftçiler, küçük üreticiler, köylüler yok.
Bu bütçe teklifinde istihdama, kamu hizmetlerine kaynak yok.
Ürettiğimiz kaynakları, ödediğimiz vergileri sermayeye, patronlara, beşli çetelere, saraylara aktarmayı hedefleyen, tüm yükü bize yıkan bu bütçeyi kabul etmiyoruz.
Sadece kendimiz için değil, herkes için; gündüzleri işsiz kalınmayan, geceleri aç yatılmayan bir ülke istiyoruz.”
















