Dolar
Euro
Altın
BİST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 14°C
Yağmurlu
Mersin
14°C
Yağmurlu
Paz 16°C
Pts 18°C
Sal 17°C
Çar 16°C

“Bizleri yoksullukla terbiye edemezsiniz”

“Bizleri yoksullukla terbiye edemezsiniz”
16 Ocak 2026 17:48
56
A+
A-

Tüm Emeklilerin Sendikası Mersin Şubesi üyeleri ek zam talebini bir kez daha haykırdı. Emekliler, “Bizleri yoksullukla terbiye edemezsiniz. Korkuyla sindiremezsiniz. Anti demokratik uygulamalarla hizaya sokamazsınız. Sokakları da biliyoruz, meydanları da. Ülkenin dört bir yanında yükselen emekli itirazı tesadüf değildir. Bu ses, bastırılmış bir öfkenin, gasp edilmiş hakların ve çalınmış bir yaşamın sesidir. Yok sayılanlar artık ayağa kalkmıştır” diyor.

 

Tüm Emeklilerin Sendikası Mersin Şubesi üyeleri, CHP’nin TBMM’de başlattığı nöbet eylemine destek vermek için başlattıkları eylemler dizisini Gazi Mustafa Kemal Bulvarı üzerinde sürdürdü.

Burada  bir açıklama yapan Tüm Emeklilerin Sendikası Mersin Şubes Başkanı Ahmet Karakuş şunları söyledi:

Bizler bu ülkenin emekçileriyiz. Ömrünü çalışarak, üreterek, alın teri dökerek geçirmiş milyonlarca emekli bugün açlığa, yoksulluğa ve yok sayılmaya mahkûm edilmiştir. Bu bir kader değil, bilinçli bir tercihin sonucudur. Serveti büyütenler biz değiliz; ama bedelini her gün biz ödüyoruz.

Gücü tek elde toplayan, yasama–yürütme–yargı ayrılığını fiilen ortadan kaldıran, demokratik denetimi yok eden bu siyasal anlayış; halkın değil sermayenin çıkarlarını korumaktadır. Sosyal devlet ilkesinin içi boşaltılmış, emekliler bütçe yükü olarak görülmeye başlanmıştır. Ekranlardan utanmadan “emekliler çok yaşıyor” diyen bir zihniyetle karşı karşıyayız. Bu, açık bir sınıf düşmanlığıdır.

Medya susturulmuş, gerçekler karartılmış, yoksulluk normalleştirilmiştir. Emekliye reva görülen sadaka düzeni, onur kırıcı bir yönetim anlayışının ürünüdür. Bizler bu düzeni kabul etmiyoruz. Haklarımızı talep etmek suç değildir; aksine anayasal ve meşru bir haktır.

Anayasa’nın eşitlik, sosyal devlet ve insanca yaşam hükümleri açıkça ihlal edilirken emeklilerin susması beklenemez. Biz susmayacağız. Çünkü susmak, bu adaletsizliğe ortak olmaktır.

Yıllarca bu ülkenin fabrikalarında, tarlalarında, atölyelerinde, kamu kurumlarında çalışmış milyonlarca emeklinin bugün açlık sınırının altında yaşaması kabul edilemez. Sağlık hizmetlerinin paralı hale getirilmesi, emeklilerin tedaviye

ulaşamaz duruma getirilmesi sosyal bir yıkımdır.

Bizler Tüm Emeklilerin Sendikası olarak şunu açıkça ilan ediyoruz: Bizleri yoksullukla terbiye edemezsiniz. Korkuyla sindiremezsiniz. Anti demokratik uygulamalarla hizaya sokamazsınız. Sokakları da biliyoruz, meydanları da. Dün olduğu gibi bugün de mücadele etmekten geri durmayacağız.

Ülkenin dört bir yanında yükselen emekli itirazı tesadüf değildir. Bu ses, bastırılmış bir öfkenin, gasp edilmiş hakların ve çalınmış bir yaşamın sesidir. Yok sayılanlar artık ayağa kalkmıştır.

Tüm emeklilere derhal 20 bin lira seyyanen zam yapılmalı, bu artış kök aylık oyunlarıyla gasp edilmemelidir.

En düşük emekli aylığı, yeni işe başlayan memur maaşına eşitlenmelidir.

üEnflasyon farkları tam olarak ödenmeli, refah payı eklenmelidir.

 Sağlıkta katkı payları, muayene ücretleri ve ilaç farkları derhal kaldırılmalıdır.

Tüm emeklilere yılda dört kez, asgari ücret tutarında ikramiye verilmelidir.

Emeklilerin sendikal örgütlenme hakkı tanınmalı, emekli sendikaları yasal ve anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır.

Bu talepler ne imkansız ne de abartılıdır. Bunlar insanca yaşamın asgari koşullarıdır Cumhuriyetin kazanımlarını tasfiye etmek isteyenlere, emeklileri itaatkâr ve sessiz bir kitleye dönüştürmeyi hedefleyenlere sesleniyoruz: 68’in,

78’in birikimi bu ülkenin hafızasıdır. Emekliler bu karanlığa teslim olmayacaktır. Bizler birleşik toplumsal muhalefetin bir parçasıyız. Kadınların, gençlerin, işçilerin, işsizlerin, çevrecilerin haklı isyanlarının bir parçasıyız. Hakkımızı istiyoruz. İnsanca yaşamdan vazgeçmiyoruz.”

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.