Dolar
Euro
Altın
BİST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 18°C
Çok Bulutlu
Mersin
18°C
Çok Bulutlu
Cum 14°C
Cts 13°C
Paz 14°C
Pts 17°C

Belediyelerle yetiniyor muyuz, yoksa iktidara yürüyor muyuz?/Ali Öztürk yazdı

Belediyelerle yetiniyor muyuz, yoksa iktidara yürüyor muyuz?/Ali Öztürk yazdı
8 Ocak 2026 10:49
115
A+
A-

31 Mart sonrası CHP, tarihinin en güçlü yerel yönetim tablosunu ortaya koydu.B üyükşehirler, stratejik ilçeler, nüfusu ve bütçesi yüksek kentler artık CHP’de.Bu tablo tesadüf değil. Bu tablo, uzun bir siyasal emeğin sonucudur.

 

ALİ ÖZTÜRK

 

Ancak bugün asıl soruyu doğru yere sormak zorundayız:

Bu başarı, iktidar yürüyüşüne yeterince güçlü bir siyasi hamleye dönüşüyor mu?

 

Belediyeler İyi Yönetiyor, Ama İktidar İddiası Daha Yüksek Sesle Kurulmalı

 

CHP’li belediyeler yalnızca “iyi hizmet” üretmiyor.

Yoksullukla mücadele ediyor, sosyal devletin yereldeki karşılığını kuruyor, adaletsizliği görünür kılıyor.

 

Bu belediyeler;

• kent lokantalarıyla hayat pahalılığına,

• kreşlerle kadın emeğine,

• sosyal desteklerle gelir adaletsizliğine

doğrudan temas ediyor.

 

Yani gerçekte belediyeler zaten iktidar için çalışıyor.

 

Sorun burada değil.

Sorun; bu mücadelenin ülke ölçeğinde, ortak bir siyasal iddiaya dönüştürülememesi.

 

AKP Neden Belediyeleri Hedef Alıyor?

 

Bir gerçeği açıkça görmek gerekiyor:

AKP, CHP’li belediyelerin ne yaptığını biliyor.

 

Bu yüzden;

• bütçeleri kısıtlıyor,

• projeleri bloke ediyor,

• borç kıskacına alıyor,

• merkezi idare gücüyle belediyeleri çalışamaz hâle getirmeye çalışıyor.

 

Çünkü biliyorlar ki:

Belediyelerde kurulan bu düzen, ülke geneline yayılırsa, iktidar zeminleri çöker.

 

Bu yüzden CHP’li belediyelerin mücadelesi yalnızca yerel değil;

doğrudan iktidar mücadelesidir.

 

Özgür Özel Yürüyor, Peki Kadrolar Yetişebiliyor mu?

 

Bugün CHP Genel Başkanı Özgür Özel, açık bir iktidar dili kurmaya çalışıyor.

Sahada, Meclis’te, toplumun her kesimiyle temas hâlinde.

 

Bu bir gerçek.

Ve bu emek görmezden gelinemez.

 

Ancak dürüst olalım:

Bu mücadele büyük ölçüde liderin omuzlarında ilerliyor.

 

İktidar yürüyüşü, tek başına verilecek bir mücadele değildir.

Milletvekillerinin, örgütlerin, yerel yöneticilerin;

aynı tempoda, aynı kararlılıkla bu yürüyüşe ayak uydurması gerekir.

 

Bugün esas eksik olan şey şudur:

Liderin açtığı hattın, kadrolar tarafından yeterince doldurulamaması.

 

Belediyeler Yalnız Bırakılmamalı

 

CHP’li belediyeler hem hizmet üretiyor

hem de iktidarın tüm baskılarına karşı direniyor.

 

Ama bu direnç, çoğu zaman yalnız bırakılıyor.

 

Oysa;

• her engellenen proje bir siyasi meseleye,

• her kesilen kaynak bir iktidar eleştirisine,

• her bloke edilen hizmet bir ülke sorununa dönüştürülmelidir.

 

Belediyelerin yaşadığı her baskı,

örgütün, milletvekillerinin ve partinin tamamının meselesi olmalıdır.

 

İktidar İddiası Kolektif Bir Emek İster

 

CHP’nin önünde net bir gerçek var:

İyi belediyecilik yetmez,

güçlü ve ortak bir iktidar iddiası şarttır.

 

Bu iddia;

• sadece genel merkezden değil,

• sadece liderden değil,

• sadece belediye başkanlarından değil,

 

partinin bütün kadrolarından yükselmelidir.

 

Son Söz

 

CHP bugün önemli bir eşiği geçti.

Belediyelerde başarı var.

Liderlikte emek var.

Toplumda karşılık var.

 

Şimdi ihtiyaç olan şey şudur:

Bu emeği büyütecek, yükü paylaşacak, iktidar yürüyüşünü hızlandıracak kolektif bir siyasi seferberlik.

 

Özgür Özel’in mücadelesine ayak uydurmak değil;

ona ortak olmak gerekir.

 

Çünkü bu yürüyüş,

bir kişinin değil,

bir partinin,

bir ülkenin yürüyüşüdür.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.