Ali Öztürk yazdı: Yolu millet açtı

Siyasetin en büyük yanılgısı, milletin verdiği emaneti birkaç kişinin masasında yönetebileceğini sanmaktır. Türkiye bunu defalarca gördü. Sonuç değişmedi. Dar kadrolar büyüdü, millet küçüldü.
ALİ ÖZTÜRK
Bugün yeni bir siyasi hareket doğuyorsa, onu başarılı ya da başarısız yapacak olan şey sadece kuracağı teşkilatlar ya da alacağı oy oranı değildir. Asıl mesele, eski alışkanlıkları geride bırakıp bırakamayacağıdır.
Özgür Özel’in önünde tarihi bir fırsat var. Eğer gerçekten yeni bir sayfa açılacaksa, bu hareket CHP’de yıllardır eleştirilen dar kadro anlayışını yeniden üretmemelidir. Kararlar birkaç ismin değil, halkın, üyelerin ve teşkilatların ortak aklıyla alınmalıdır. Siyaset; kapalı kapılar ardında yapılan hesaplarla değil, meydanlarda milletin gözünün içine bakılarak yapılmalıdır.
Türkiye’nin en büyük sorunu artık yalnızca ekonomik kriz değildir. İnsanlar, adaletin herkese eşit işlemediğine inanıyor. Hukukun siyasetin gölgesinde kaldığını düşünüyor. Liyakat yerine sadakatin ödüllendirildiği algısı, toplumun devlete olan güvenini zedeliyor. Bu tabloyu değiştirecek olan ise sloganlar değil; samimiyet, şeffaflık ve cesur adımlardır.
Yeni hareket, iktidarı eleştirmekle yetinemez. Önce kendi içinde örnek olmalıdır. Genel başkanından en küçük mahalle temsilcisine kadar herkes hesap verebilir olmalıdır. Farklı düşünen insanlar dışlanmamalı; aksine o farklılıklar partinin gücü olarak görülmelidir. Çünkü demokrasi, alkışlayanların değil, eleştirebilenlerin de söz sahibi olduğu bir düzendir.
Millet artık liderlerin etrafında şekillenen partiler istemiyor. Liderin milletin etrafında şekillendiği bir siyaset istiyor. Bugünün Türkiye’sinde ihtiyaç duyulan şey yeni tabelalar değil, yeni bir siyaset kültürüdür.
Eğer bu hareket gerçekten milletin sesi olacaksa; kapısını gençlere, kadınlara, emekçilere, çiftçilere, esnafa ve yıllardır “Bizi dinleyen yok.” diyen herkese sonuna kadar açmalıdır.
Unutulmamalıdır ki yolu saraylar açmaz, genel merkezler açmaz, dar kadrolar açmaz.
Yolu millet açar.
Ve o yol, ancak millete rağmen değil, milletle birlikte yürünürse Türkiye’nin umudu olabilir.
















