Dolar 45,0248
Euro 52,7485
Altın 6.835,59
BİST 14.369,72
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 20°C
Az Bulutlu
Mersin
20°C
Az Bulutlu
Cts 23°C
Paz 26°C
Pts 22°C
Sal 22°C

Abidin Yağmur yazdı: Bunların kafa gidik!

Abidin Yağmur yazdı: Bunların kafa gidik!
26 Ağustos 2021 13:14
916
A+
A-

“…Bu süreçte delirdiğinin, saptığının, saçmalamaya başladığının ayırdında değildir. Hatta aksine giderek daha çok aydınlandığını, bilinçlendiğini, giderek daha oturaklı konuşmaya başladığını, herkesin kendisinden geride kaldığını, kimsenin görmediğini kendisinin gördüğünü sanır… Konuşurken elmayla armudu, sapla samanı, tuzla şekeri, balla katranı birbirine karıştırır ama ona öyle gelir ki kendisi gayet akıllıdır, gayet tutarlıdır, bilgilidir fakat karşısındaki herkes cahildir…”

 

 

ABİDİN YAĞMUR

 

 

Yörük obalarının gündelik dilinde, –mişli geçmiş zaman kipi yani duyulan, rivayet edilen zaman kipi ile –dili geçmiş zaman kipinin yani bilinen zaman kipinin birleştirildiği bir kip var.

Mesela “Bunun kafa gitmiş” cümlesi ile “Bunun kafa gitti” cümlesi harmanlanır şöyle ifade edilir:

“Bunun kafa gidik.”

*

Bir kişi hakkında “Bunun kafa gidik” diyen kişi, olaya konu kişinin delirdiğini, saçmalamaya başladığını bizzat görmüş müdür, yoksa başkalarından mı duymuştur?

*

Yoksa bir kısmına bizzat tanık olurken bir kısmını başkalarından mı duymuştur.

*

Öyle ya kafanın gitmesi, saçma sapan konuşur hale gelmek ama bunun farkında olmamak bir anlık bir olay değil ki.

Zamana yayılır.

Kişi yavaş yavaş delirir.

Yavaş yavaş sapmalara başlar.

Yavaş yavaş saçmalamaya başlar.

Bu süreçte delirdiğinin, saptığının, saçmalamaya başladığının ayırdında değildir.

Hatta aksine giderek daha çok aydınlandığını, bilinçlendiğini, giderek daha oturaklı konuşmaya başladığını, herkesin kendisinden geride kaldığını, kimsenin görmediğini kendisinin gördüğünü sanır…

Konuşurken elmayla armudu, sapla samanı, tuzla şekeri, balla katranı birbirine karıştırır ama ona öyle gelir ki kendisi gayet akıllıdır, gayet tutarlıdır, bilgilidir fakat karşısındaki herkes cahildir.

*

İşte bir kişinin böyle usul usul sapmasına, giderek delirmesine tanık olan, bir kısmını da başkalarından duyan kişi, olayı anlatırken,

“Bunun kafa gitmiş” dese yeterli olmaz.

Bunun kafa gitti” dese yine yeterli olmaz.

Ama “Bunun kafa gidik” derse süreci özetler!

Hem bizzat gördüğünü hem başkasından duyduğunu birleştirmiş, özetlemiş olur.

*

Afganistan bize yakın mı?

Kilometre hesabına bakarsan oldukça uzak, ta nerede.

Ama sosyoloji, siyaset hesabına bakarsan çok da uzak değil.

Afganistan’ı karanlığa, yobazlığa, yozluğa, geriliğe, yabancı işgaline, kabile savaşlarına sürükleyen unsurların hepsi olmasa da üçü beşi Türkiye’de var mı?

Var elbette.

Afganistan bir gecede mi bu hale düştü yoksa her şey usul usul, sinsi sinsi mi oldu?

İkincisi oldu.

Öyleyse Türkiye’de de bazı akımlar usul usul, sinsi sinsi ilerleyebilir, günün birinde toplumu esir alacak bir gericilik canavarına dönüşebilir değil mi?

Elbette, o risk var.

*

Taliban adı verilen radikal dinci, gerici örgütün Afganistan’da yeniden hakim olması üzerine bazı çevreler, “Herifler Amerika’yı yendi” diyerek sevindi, alkış tuttu.

Amerika kötüdür diye Amerika’yı yenen herkesi alkışlayalım mı?

Ülkesinin bayrağını bile reddeden, milliyeti reddeden Taliban’ı “milli mücadele kahramanı” gibi gösterme cambazlıklarına kanalım mı?

Neyse…

Bu sorular bize fazla….

Konuya dönelim:

Doğu Perinçek tarikatı da aynı alkış korosunda yer aldı.

Alameti farikası kadın düşmanlığı olan, siyasal ve dinsel bütün programını kadın bedeni üzerine kuran, kadınları kırbaçlayan, recmeden Taliban’ı erkek erkeğe partilerin alkışlamasını da anladık da…

Bizi en çok sarsan, üzen ne oldu?

Cumhuriyet Kadınları Derneği’nin genel merkezinin Taliban’ı selamlaması oldu!

*

Afganistan’ı karanlığa, yobazlığa, yozluğa, geriliğe, yabancı işgaline, kabile savaşlarına sürükleyen unsurların hepsi olmasa da üçü beşi Türkiye’de var mı diye sormuştum ya.

Var.

Ama o sebepleri sadece tarikat yurtlarında, tarikat camilerinde arama.

Türk toplumunun her kesiminde o damar var, iddia ediyorum!

*

Doğu Perinçek tarikatının, onların güdümüne giren Cumhuriyet Kadınları Derneğinin durumunu özetlemek için “Bunların kafa gidik” diyorum ama onlarla bırakmıyorum.

Toplumun kafa gidik!

Laiklik bir ülke ile dinciliğe mahkum olmuş bir ülke arasında birkaç cümlelik fark var.

Ona göre…

*

Bu arada ben bu “Kafa gidik” başlığını daha önce bir başka yazımda kullandım mı?

Benim de kafa gidik, hatırlamıyorum ki!

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.