“Güçlendirilmiş hemşireler hayat kurtarır”

Türk Hemşireler Derneği Mersin Şube Başkanı Melek Gülgün Altıntaş, Hemşireler Haftasında seslendi: “Hemşire istihdamı mali bir tercih değil siyasi bir tercihtir ve bu tercihin bedelini her gün hastalar ödemektedir. Hemşire başına düşen hasta sayısı bilimsel standartlara göre yasal güvence altına alnıarak, toplumun ihtiyaç duyduğu hemşire istihdamı bir an önce sağlanmalıdır. Hemşirelere halkımızın ihtiyaç duyduğu hizmetleri sunabilmeleri için gerekli yetkiler, araçlar, veriler, kaynaklar verilmeli; adil ve güvenli çalışma koşulları sağlanmalıdır.”
Türk Hemşireler Derneği Mersin Şubesi üyeleri, Hemşireler Haftasında Cumhuriyet Alanındaki Atatürk anıtına çelenk sundu. Törene Türk Hemşireler Derneği Mersin Şubesi, Mersin Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi, Mersin Üniversitesi Hastanesi, Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Toros Devlet Hastanesi ve Toros Üniversitesi katılım sağladı
Çelenk töreninin ardından Hemşireler Haftası Bildirgesini Türk Hemşireler Derneği Mersin Şube Başkanı Melek Gülgün Altıntaş okudu. Bildiride şu ifadelere yer verildi:
“Ülkemizdeki hemşireleri 93 yıldır temsil eden Türk Hemşireler Derneği olarak, yıllardır olduğu gibi bu yıl da halkımıza, meslektaşlarımıza ve karar vericilere sesleniyoruz: Güçlendirilmiş hemşirelere hayat kurtarır.
Ancak yıllardır dile getirdiğimiz engeller kaldırılmadığı gibi, artarak devam ederken, günümüz koşulları bir an önce bu engellerin kaldırılması için bizleri zorluyor. Artan jeopolitik çatışmalar, yanı başımızdaki savaşlar, hepimizi kaygılandıran eski ve yeni salgın hastalıklar, iklim değişikliğiyle beraber artan felaketler, sağlık bütçesindeki kesintiler ve derinleşen eşitsizlikler, sağlık sistemleri üzerinde muazzam bir baskı oluşturuyor. Bu arada, sağlık talepleri de artıyor, kronik hastalıklar çoğalıyor, ruh sağlığı ihtiyaçları hızla artıyor ve nüfus yapımız giderek karmaşıklaşıyor ve yaşlanıyor.”
“İhtiyaç duyduğumuz desteği alamıyoruz”
“Bizler ise sağlıklı bir toplumun anahtarı olan güçlü bir hemşirelik için mücadele ederken, ihtiyaç duyduğumuz desteği alamıyor, ihtiyaç bu kadar göz önündeyken halkımıza hak ettiği nitelikte hemşirelik hizmetini sunamıyoruz.
Bizler, sağlık çalışanlarının neredeyse yarısını oluşturan hemşireleriz. Toplum sağlığının güvencesi, halk sağlığının savunucuyuz. Halkımızın gece gündüz yanı başında olanlarız. Doğumda ve ölümde, acıda, ızdırapta, kederde, mutlulukta, umutta ve umutsuzlukta elinizi tutanlarız. Taleplerimiz basit bir mesleki talepler değil; güvenli bakım ve halk sağlığı için yerine getirilmesi gereken kaçınılmaz zorunluluklardır.
Bizler 24 saat kesintisiz hizmet verirken; sağlıklı kararlar alabilmemizi ve sağlıklı uygulamalar yapabilmemizi engelleyecek süreler boyunca mesai yaparken; hasta güvenliği açısından risk oluşturacak kadar fazla sayıda canın sorumluluğunu almak zorunda kalırken; kamu tedbirleri kapsamında yapılan ani çalışma düzenlemeleri nedeniyle öngörülemez çalışma koşullarına maruz kalırken; mesleki eğitim ve yetkinliklerimizle örtüşmeyen kapasitemizin çok çok altında işlerle meşgul edilirken; hemşire olmayan sağlık çalışanları hemşire gibi çalıştırılır, yasa ve yönetmelikler yok sayılırken; mesleki kararlarımız engellenir ve sesimizin duyulmasına karşı direnç gösterilirken; hemşireler görünmez ve tükenmez bir iş gücü kaynağı olarak görülmekte ısrar edilirken; bütün bunlar deneyimli hemşireleri meslekten uzaklaşmaya veya yurtdışına göçe iterken, toplumun hak ettiği ve ihtiyaç duyduğu bakımının sunamıyoruz.”
“Okulda öğrendiğimizi sahada yapamıyoruz”
“Bizler okullarda öğrendiğimiz hemşireliği sahada yapamıyor, hastalarımıza, yani bize emanet edilen canlara arzu ettiğimiz ve olması gereken bakımı veremiyor, hak ettikleri gibi dokunamıyoruz.
Oysa hemşireler için iyi çalışma koşullarının hasta ve toplum için de iyi bakım ve yaşam koşulları olduğu bilimsel çalışmalarla defalarca ortaya konulmuştur. Hemşire başına düşen hasta sayısı olması gereken düzeyde tutulduğunda, o hastanenin hastane ölüm oranlarının düştüğü ve hastanelerin ciddi oranda tasarruf ettiği ispatlandı.
Hemşirelere yeteneklerini sonuna kadar kullanabilme fırsatı sunulduğunda ve adil ve güvenli çalışma koşulları sağlandığında hastalarda görülen zararların, hastaneye tekrarlı yatışların azaldığı biliniyor. Hemşirelere güvenen toplumun sağlık sistemlerine de güvendiği, hemşirelere güven duyulmasının yolunun ise hemşirelere yeterli personel ve hastalarıyla geçirebilecekleri süreyi sağlayacak çalışma ortamları sunmaktan geçtiği biliniyor.
Bizler hemşirelik hizmetlerini hemşireler olarak yönetmedikçe, meslek dışı yöneticilerle hemşirelik hizmetleri yönetilmeye çalışıldıkça, hemşirelik yöneticileri hastanelerin yönetim yapısında giderek daha alt kademelere itildikçe, sayısı 400.000’e varan hemşirelerin sağlık bakanlığında bir temsiliyeti hala olmadıkça, karar süreçlerinde hemşireler yok sayıldıkça, bize dair kararlar bizsiz alındıkça, halkımıza ihtiyaç duyduğu hak ettiği bakımı veremiyoruz.”
“İhtiyaç oranında hemşire istihdam edilmeli”
“Hemşirelik bakımına ülkemizin ve dünyanın ihtiyacının hiç olmadığı kadar arttığı bu günlerde karar vericilere sesleniyoruz;
1.Hemşire istihdamı mali bir tercih değil siyasi bir tercihtir ve bu tercihin bedelini her gün hastalar ödemektedir. Hemşire başına düşen hasta sayısı bilimsel standartlara göre yasal güvence altına alarak, toplumun ihtiyaç duyduğu hemşire istihdamı bir an önce sağlanmalıdır.
2.Hemşirelere halkımızın ihtiyaç duyduğu hizmetleri sunabilmeleri için gerekli yetkiler, araçlar, veriler, kaynaklar verilmeli; adil ve güvenli çalışma koşulları sağlanmalıdır.
3.Hemşirelerin yeteneklerini sonuna kadar kullanabilmelerini sağlayacak yatırımlar ve politikalar acil olarak devreye sokulmalı, özlük haklarına yönelik gerekli düzenlemeler yapılmalı, uzman hemşirelik düzenlemesi hayata geçirilmelidir.
4.Hemşire ücretleri insanca yaşamayı karşılamaktan uzaktır. Emekliliğe yansıyan, eğitim düzeyi ve uzmanlıkla orantılı, insanca yaşamayı mümkün kılan, adil bir ücret sistemi oluşturulmalı, güvenceli kadrolarla istihdam sağlanmalıdır. Özel hastanelerde çalışan hemşirelere yönelik asgari taban ücret belirlenmesine yönelik bir çalışma başlatılmalıdır.
5.Sahada mevzuatın, hemşirelik yasası ve yönetmeliklerinin eksiksiz uygulanmasını sağlayacak, hemşire olmayanların yetkisi dışında uygulama yapmasını, hemşirelerin ise görev dışı işlerle meşgul edilmesini önleyecek denetim sistemleri kurulmalıdır.
6.Şiddet, mobbing ve baskıya karşı caydırıcı yasal düzenlemeler hayata geçirilmeli; şiddete uğrayan sağlık çalışanı hukuki süreçlerde yalnız bırakılmamalıdır.
7.Hemşire göçünü dizginlemeye yönelik kapsamlı bir ulusal tutunma stratejisi geliştirilmelidir.
8.Hemşirelik eğitiminin asgari koşulları YÖK tarafından yeniden çalışılmalı, hemşirelik okullarında hemşire dışı öğretim elamanı istihdamı net bir şekilde önlenmeli, öğrenci kontenjanları nitelik esas alınarak belirlenmeli; sınıf büyüklükleri, uygulama alanı kapasitesi ve öğretim elemanı sayısı standarda bağlanmalıdır. Rutin denetim sistemleri devreye sokularak açılan okulların mevcut kriterleri karşılama durumları değerlendirilmeli, asgari koşulları karışılmayan okulların eğitimlerine devam etmeleri engellenmelidir.
9.Hemşirelik hizmetlerinin yönetiminde, sözleşmeli yöneticilik modelinden vaz geçilmeli, başhemşirelik uygulamasına geri dönülmeli ve yönetici hemşireler belirlenmiş ve ilan edilmiş seçilme kriterlerine göre, şeffaf bir süreçte liyakat esas alınarak atanmalıdır.
10.Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatında hemşirelik daire başkanlığı acilen kurulmalıdır.
11.Türk Hemşireler Birliği bir an önce teşkil edilmeli, bu süreçte ise Sağlık politikası kararlarında Türk Hemşireler Derneği aktif biçimde yer almalı; hemşirelerin sesi karar masalarında duyulmalıdır.
Türkiye hemşire açığını kapatmadan, hemşireleri güçlendirmeden sağlıklı bir gelecek inşa edemez. Bu gerçekle yüzleşmek ve harekete geçmek için en geç an bugündür. Güçlendirilmiş Hemşirelerin Hayatlara dokunduğunu, hayatları kurtardığını bir kez daha vurguluyor, 12 Mayıs Dünya Hemşireler Gününü kutluyoruz. Halkımızın sağlığını ve hemşirelerin onurlu çalışma hakkını savunmaya kararlıyız. Halkımıza ve meslektaşlarımıza söz veriyoruz, bu kararlılığımız artarak devam edecektir.”

















