Saklanan ama bulunamayan çocukların hatırısına…

Grafik tasarım sanatçısı Mehmet Acar, “Saklambaç” adını verdiği afiş sergisiyle toplumsal bir soruna dair hafızamızı güncelliyor. Mehmet Acar; Müslüme’den Emir Baki’ye, Ayşegül’den Narin’e “saklanan ama bulunamayan” çocukların yarım kalan hikayesini gazetelerin üçüncü sayfalarından, adliye zabıtlarından çıkarıp kendine özgü tarzıyla yeniden hafızamıza taşıyor.
Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında Mersin Üniversitesi Prof. Dr. Uğur Oral Kültür Merkezinde Saklambaç isimli afiş sergisi sanat severlerin beğenisine sunuldu.
Mersin Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu öğretim elemanlarından Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar tarafından 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında hazırlanan Saklambaç adlı serginin açılışı yapıldı.
Sergi açılışına Rektör Danışmanı Doç. Dr. Erhan Arslan, Sosyal Bilimler Enstitü Müdürü Doç. Dr. Recep Ünal, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Dr. Emrah Yıldız, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Serginin açılışında konuşan Rektör Danışmanı Doç. Dr. Erhan Arslan, serginin toplumsal farkındalık açısından önemli ve etkileyici bir çalışma olduğunu söyledi. Doç. Dr. Arslan, gelecekte artık çocuk kayıplarının değil, çocukların başarı hikayelerini konu edinen çalışmaların yapılmasını dileyerek böyle anlamlı bir sergi düzenlediği için Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar’a teşekkür etti.
“Yaşı ve kayboluşu siyah zemin üzerinde tipografik olarak vurgulandı”
Grafik tasarımın bir görsel iletişim sanatı olduğunu ve yalnızca estetik kaygılarla değil aynı zamanda toplumsal sorumlulukla da ilişkili olduğunu ifade eden Öğr. Gör. Dr. Mehmet Acar ise çocuk hakları konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasının önemini vurguladı.
Acar, “Sergide yer alan 19 eserde “Henüz … yaşındaydı” sloganı ile tipografi kullanılarak ülkemizin farklı bölgelerinde, farklı zamanlarda yaşamını yitiren çocukların hikayelerini görünür kılmayı amaçladım. Bu kapsamda her afişte adı geçen çocuğun, yaşı ve kayboluşu siyah zemin üzerinde tipografik olarak vurgulandı” dedi.
Serginin adını çocukların en bilinen oyunundan biri olan saklambaçtan alıyor olmasını da henüz oyun çağındayken hayatını kaybeden “saklanan ama bulunamayan” çocukların yarım kalan hikayesi şeklinde açıklayan Acar, sözlerine şöyle devam etti: “Hem sanatsal hem de akademik bir katkı üretme hedefinde olan bu serginin amacı, toplumsal hafızada yer etmiş bu kayıpları unutturmamak, hatırlatmak ve hatırlarken etik bir temsil diliyle yeni bir farkındalık yaratmaktır.”
Yoğun katılımın gerçekleştiği sergi, 27 Kasım 2025 tarihine kadar ziyaretçilere açık olacak.

















