Abidin Yağmur yazdı/Yağma!

“…Kibriti, çakmağı çakarken bir el görünür belki ama… Kökü derinlerde o elin. Her yerde o el. En güzel, en şatafatlı otellerinde ülkenin. Köşklerde, saraylarda, belediyelerde, meclislerde, bürokrasi koridorlarında. Vip uçaklarda, Vip odalarda, yatlarda, çok pahalı katlarda. Hep bir pazarlık halinde. Hep bir aldım, sattım tokalaşması halinde o el. Hep bir yerlerde, çapulda…”
ABİDİN YAĞMUR
“Bunlar sıradan orman yangınları değil” diyorlar.
Doğru.
Sıradan bir yangın değil.
Bu toprakların gördüğü en büyük yağma hareketinin yarattığı yangındır bu.
*
Sabotaj mı?
Yüzde 100 sabotaj.
Ama bildiğimiz sabotajlardan değil bu.
Aynı anda yüzlerce yeri birden yakabilen sabotajcı bunlar.
Ormanlar nereden, nasıl daha iyi, daha hızlı yanar bilen sabotajcılar.
Sıradan bir sabotaj değil bu.
Bu toprakların gördüğü en büyük sabotaj.
*
Kibriti, çakmağı çakarken bir el görünür belki ama…
Kökü derinlerde o elin.
Her yerde o el.
En güzel, en şatafatlı otellerinde ülkenin.
Köşklerde, saraylarda, belediyelerde, meclislerde, bürokrasi koridorlarında.
Vip uçaklarda, Vip odalarda, yatlarda, çok pahalı katlarda.
Hep bir pazarlıK halinde.
Hep bir aldım, sattım tokalaşması halinde o el.
Hep bir yerlerde, çapulda.
*
Karadeniz’in yaylalarında örneğin.
Sularında, çaylarında, dağında.
Egenin bahçelerinde, tarlalarında, zeytinliklerinde.
Doğunun, Güneydoğunun meralarında, yaylalarında, akarsularında.
Orta Anadolu’nun bozkırında, boz toprağında, dağında.
Her yerde o el…
Her gün çapulda.
*
Son bir haftadır yanan ormanlara bak…
Her biri deniz manzaraları, deniz rüzgârlı tepeliklerde…
Havası temiz, göğü berrak…
Her birinde ufak tefek arazi sahibi, üç beş hayvan sahibi kalender insanlar.
Ormana saygılı.
Ağaca saygılı.
Öyle ki elinde balta ile ormandan geçecek olsa baltasını saklar.
Ki ağaç gücenmesin…
Başını sokacak kadar bir ev, kendine yetecek kadar bir bostan evin etrafında.
Yaşamış gitmiş ormanın kıyısında.
Yakmamış.
Aç gözlülük edip kesmemiş.
*
İşte o insanların evleri yandı.
O insanlar belki yarın bir gün, terk edecekler orman köylerini.
Kime kalacak ormanlar?
*
Ormanın yeni komşuları saygı duyacaklar mı ormana.
Ağaca, kurda kuşa, börtü böceğe saygı duyacaklar mı?
Bizim köylüler gibi kalenderce yaşayacaklar mı ormanın kıyısında.
Yoksa dozer dozer, kepçe kepçe yürüyüp ormanın üstüne; daha büyük villa, daha büyük otel, villama havuz, otelime havuz, arabama asfalt yol, arabama otopark diye diye kesecekler mi ormanı?
*
Bunlar sıradan orman yangınları değil.
Sıradan sabotajlar değil.
Bu toprakların gördüğü en büyük yağma, en büyük sabotaj bu.
Görünen el ha onunmuş ha bunun…
Yağmalanan orman Anadolu’nun…
















