Dolar 44,8791
Euro 52,8425
Altın 6.919,59
BİST 14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 19°C
Hafif Yağmurlu
Mersin
19°C
Hafif Yağmurlu
Pts 20°C
Sal 20°C
Çar 20°C
Per 19°C

“İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı 2 bin 336 kadın aramızda olurdu”

“İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı 2 bin 336 kadın aramızda olurdu”
10 Mayıs 2021 18:16
1.021
A+
A-

“İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı en az 2 bin 336 kadın şimdi aramızda olacaktı” başlıklı basın bildirisi yayınlayan EŞİK üyesi İlksen Sorguç Dinçer, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanışının 10’uncu yıldönümünde sözleşmenin önemine vurgu yaptı.

 

 

İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanışının 10’uncu yıldönümünde Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) üyesi İlksen Sorguç Dinçer açıklamalarda bulundu. “İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı en az 2 bin 336 kadın şimdi aramızda olacaktı” diye sözleşmenin önemine vurgu yapan Dinçer, “Geçtiğimiz 20 Mart’ta gece yarısı Cumhurbaşkanlığı kararıyla hukuka aykırı olarak ve meclis iradesi yok sayılarak, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiğini öğrendik. Cumartesi sabahı döküldüğümüz sokaklarda tek adam tarafından verilen bu kararın hukuka, Anayasa’ya, uluslararası sözleşmeler hukukuna aykırı olduğunu yüksek sesle söyleyip ‘yok hükmündedir’ dedik.29 Nisan tarihinde bir Cumhurbaşkanlığı kararı daha yayınlanarak adeta duyduk duymadık kalmasın dercesine Türkiye’nin 1 Temmuz 2021’de sözleşmeden çıkacağı belirtildi. Böylece kadınlara gözdağı, Danıştay’a açılan onlarca dava konusunda yargıya ve konuyu gündemine alan Venedik Komisyonu’na talimat verilmeye çalışıldı” ifadelerine yer verdi.

 

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMİYORUZ”

 

İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediklerini hatırlatan Dinçer, “Biz, çocuk istismarcılarına af getirilmesi, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi, sıraya 6284’ün ve hatta Medeni Kanun’un alınması gibi kazanılmış haklarımıza yönelik saldırılara karşı mücadele etmek için 300’ü aşkın kadın ve LGBTİ+ örgüt/platform/grup tarafından oluşturulan Eşitlik İçin Kadın Platformu-EŞİK olarak, İstanbul Sözleşmesi’nden, yaşamlarımızdan, haklarımızdan, dayanışmamızdan ve örgütlü mücadelemizden asla vazgeçmiyoruz. Bu hukuksuz çekilme kararı bizim için o kadar yok hükmünde ki,İstanbul Sözleşmesi’nin 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açılmasının ve Türkiye tarafından ilk imzacı olarak imzalanmasının 10’uncu yıldönümünde #İstanbulSözleşmesi10Yaşında, ‘Daha nice yaşlara’ diyoruz.Devlet, kadınların, çocukların, LGBTİ+’ların, yaşlıların, mültecilerin, engellilerin ve diğer dezavantajlı grupların haklarını, hayatlarını koruma görevini yerine getirmek zorundadır” dedi.

“HUKUKİ HER TÜRLÜ YOLU DENEYECEĞİZ”

 

Dinçer, “Devletin görevi, kadınların hayatlarını ve haklarını yok sayıp; kadının içinde şiddet gördüğü aileyi yüceltenlere; toplumsal cinsiyet eşitliği kavramını şeytanlaştıranlara, şiddet uygulayan erkeklere uzaklaştırma verilmesinden başlayıp kadının boşanma, nafaka haklarına göz dikenlere, erken yaşta zorla evlilikleri savunanlara, şiddet ve istismar serbestliği (!) için İstanbul Sözleşmesi’ni günah keçisi ilan edenlere mavi boncuk dağıtmak değil, her bir bireyin şiddetten uzak özgürce yaşama hakkını korumaktır. Bunu hatırlatmaya ve sorumluları göreve çağırmaya devam edeceğiz. Karardan geri dönülene kadar ulusal ve uluslararası alanda, hukuki her türlü yolu deneyeceğiz” diye belirtti.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.