Münevver Özgenç Yazdı: Umut Koydum Adını…

“…Yalnız değilsiniz gençler! Kadınlar yanınızda; giyiminden kuşamına, yaşam tarzından, özgürlüğüne göz dikilen, yaşamın her anında şiddetle burun buruna, yaşama hakkı korunamayan kadınlar!..”
MÜNEVVER ÖZGENÇ
Yılın ilk günleri; hem umutluyum, hem öfkeli!
Güzel günler beklerken hak- hukuk, özgürlük, eşitlik ve insanca yaşamdan yana;
Durulmuyor birileri. Bitmiyor hiç kini, nefreti.
Hem de yılın ilk günü.
Gerçek gündem: İşsizlik, yoksulluk, pandemi!
Dört bir yandan ses verirken bir ülke açlık-çaresizlik içinde; can korkusu galebe,
geçim derdi yanında.
Tutturmuş, “başörtüsü”, “vitrin mankeni!”
Bildik alışkanlık: Kadın üzerinden siyaset!.
Nice yollar alınmış olsa da bunca yılda, her sıkışıklıkta açılacak bu sayfa ikrardan belli. “Buralara kadar gelindi, daha çok mesafe alacağız”
Son bir yılda erkekler eliyle 385 can alan Kadın Cinayetlerine kulaklar sağır. Cinayetleri önleyip, Kadına Karşı Şiddeti bitirecek İstanbul Sözleşmesi’ni hakkıyla uygulamak için adımlar gönülsüz, ağır!
Gel gör ki kadın üzerinden siyaset olunca konu; kulak kirişte. Niyet dersen tümüyle hazır!
Nerelerden gelindiğini düşününce on sekiz yılda, gündemi örtbas etmeye bundan iyi olur mu perde?
Asgari ücretliye, memura, emekliye verilen sefalet ücreti konuşulmasın, dar gelirlinin, esnafın, çiftçinin yakınması duyulmasın, on milyona yakın işsizin perişanlığı görülmesin diye!
Geçtik insanca yaşam koşullarına erişmeyi, her kesimden milyonlar, yaşama tutunma derdinde!
Daha yeni, bir yoksulluk-çaresizlik intiharı daha; hemen yakınımızda, Tarsus’ta. yılbaşı gecesi hem de!..
Bir insan genç yaşta dört küçük çocuğunu bırakıp ölümü seçmişse eğer, var mı ötesi?
Nerden baksak, zam- zulüm- dayatma görünür tek gerçek!
Daha da bitmemiş meğer, -erişilmedik ne kaldıysa- “Bunlar daha çok şey görecekler”
“Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak”
Karanlık koyuldukça, aydınlık o denli yakın.
Boğaziçi’nden uç verdi bile bakın!
Can baba bağışlasın; Hava döndü, haklıdan yana esiyor yel (*)
Bir ülke ayrışırken tepeden tırnağa tel tel;
“Kurtuluş yok, tek başına; ya hep beraber, ya hiç birimiz”
Yalnız değilsiniz gençler! Kadınlar yanınızda; giyiminden kuşamına, yaşam tarzından, özgürlüğüne göz dikilen, yaşamın her anında şiddetle burun buruna, yaşama hakkı korunamayan kadınlar!
Anneler anladı sizi; dayatmaya hayır diyor, tepeden atanmış rektör istemiyorsunuz özgür düşünce- bilim-sanat yuvası üniversitelerinizde.
Haklısınız çocuklar; zekâ sizde, mizah sizde, söz sizde!
Boğaziçi sizin, üniversiteler sizin,yarınlar sizin!
Ülke hepimizin…
Gelecek, güzel günlere gebe;
UMUT koydum adını Sen ne dersen de!
“Dumanı dağıtacak yıldız-poyraz başladı (*)
Bahar yakın demek ki mevsim böyle kışladı”
(*)Can Yücel
















