Boksit madeni 21 kat büyümek istiyor: Ormanlara, meralara müdahale

Mersin Çevre Platformu Sözcüsü Sabahat Aslan, Toroslar’a bağlı Arslanköy’de faaliyet yürüten boksit maden işletmesinin maden sahasını 21 kat büyütmek istediğine dikkat çekerek, “Proje alanı, Çevre Düzeni Planı’nda orman alanı, mera alanı ve ekolojik niteliği korunacak alan olarak tanımlanıyor. Yani söz konusu proje yalnızca bir maden işletmesi değildir. Aynı zamanda ormanlarımızı, meralarımızı, su kaynaklarımızı ve ekolojik dengemizi doğrudan ilgilendiren büyük ölçekli bir müdahaledir” dedi.
Mersin Çevre Platformu ile Bolkarlar Halk İnisiyatifi, Toroslar ilçesine bağlı Arslanköy’de faaliyet gösteren boksit maden ocağının çevreye verdiği zararlar ve taşıdığı riskler konusunda bir panel düzenledi.
Arslanköy’de bir kahvehanede düzenlenen panelde Mersin Çevre Platformu Sözcüsü Sabahat Aslan, Mersin Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Erkan Aktaş ile makine mühendisi Serdar Erkan sunum yaptı.
Proje alanı 23 hektardan 510 hektara çıkıyor
Mersin Çevre Platformu Sözcüsü Sabahat Aslan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:
“Burada, Berus Maden İşletmeleri A.Ş. tarafından planlanan Boksit Ocağı Kapasite Artışı ve Kırma-Eleme Tesisi projesini ve bu projenin doğamız, su kaynaklarımız, tarım alanlarımız ve halk sağlığı üzerindeki olası etkilerini konuşmak üzere bir araya geldik.
Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri, ÇED alanının büyüklüğünde planlanan olağanüstü artıştır. Mevcut 23,77 hektarlık ÇED alanının 510,66 hektara çıkarılması, yani yaklaşık 21 kat büyütülmesi planlanmaktadır.
Burada özellikle üzerinde durmamız gereken bir başka konu ise projenin gerçekleşeceği alanın niteliğidir.
Proje alanı, Çevre Düzeni Planı’nda “Orman Alanı”, “Mera Alanı” ve “Ekolojik Niteliği Korunacak Alan” olarak tanımlanan alanlar içerisinde kalmaktadır.
Yani söz konusu proje yalnızca bir maden işletmesi değildir. Aynı zamanda ormanlarımızı, meralarımızı, su kaynaklarımızı ve ekolojik dengemizi doğrudan ilgilendiren büyük ölçekli bir müdahaledir.”
Aktaş: Mersin’in ortak sorunu
Prof. Dr. Erkan Aktaş da panelde yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:
“Toroslar, Türkiye’nin önemli tarım ve turizm alanlarından biridir. Torosların kuzeyinde ve güneyinde geniş tarımsal üretim alanları bulunmakta; aynı zamanda bölge, yayla ve doğa turizmi bakımından önemli bir potansiyel taşımaktadır.
Arslanköy de Torosların bu önemli doğal ve ekonomik kuşağının içerisinde yer almaktadır.
Bu nedenle Toroslarda gerçekleştirilecek madencilik faaliyetlerinin etkileri yalnızca maden ocağının bulunduğu birkaç kilometrekarelik alan üzerinden değerlendirilmemelidir.
Arslanköy’ün yüksek kesimde ve su havzalarının önemli noktalarından birinde bulunması, madencilik faaliyetlerinin etkilerinin aşağı havzalara taşınabilmesi açısından ayrıca önemlidir.
Su havzaları ve ekolojik bağlantılar nedeniyle konu, daha geniş bir coğrafyanın; dolayısıyla Mersin’in ortak çevre, su, tarım ve yaşam alanları sorunudur.”
Makine Mühendisi Serdar Erkan da panelde yaptığı konuşmada su havzalarının, ormanların ve doğal yaşam alanlarının korunması için boksit madeni projesine karşı bölge halkıyla birlikte mücadele edileceğini belirterek, doğal varlıkların madencilik faaliyetleri uğruna feda edilmemesi gerektiğini vurguladı.
















