Ali Öztürk yazdı: Biz Daha Kötüsünü Yapana Kadar En Kötüsü Bu!

Siyasetin sahnesinde roller baş döndürücü bir hızla değişiyor. Dün kürsülerden birbirine en sert sözleri savuranlar, bugün aynı fotoğraf karesinde omuz omuza durabiliyor. Bugünün en yakın yol arkadaşları ise yarının en sert muhalifine dönüşebiliyor. Bazen en hızlı değişen şey gündem değil, durulan yer oluyor. Dün kırmızı çizgi ilan edilenler bugün uzlaşma zemini haline geliyor. Kurulan cümleler de kolayca yok sayılabiliyor.
ALİ ÖZTÜRK
Vatandaş ise bu tabloyu artık şaşkınlıkla değil, birikmiş siyasi tecrübeyle izliyor. Çünkü dönüşümler o kadar sıklaştı ki sürpriz kavramı neredeyse anlamını yitirdi. Her yeni gelişme bir öncekini gölgede bırakıyor. Dünün tartışılmaz doğruları bugün yeniden sorgulanıyor. Gündem değişmekten çok sürekli yeniden yazılıyor.
Mesele yalnızca hata yapmak değil. Asıl sorun, dün yanlış denilenin bugün alkışlanmasıdır. Bugün doğru denilenin yarın terk edilmesi de aynı sorunun parçasıdır. Üstelik tüm bunlar, hesap verme gereği duyulmadan yapılabiliyor. Güveni aşındıran da bu tutarsızlıklar oluyor.
Bu yüzden toplumun beklentisi artık büyük vaatler ya da gösterişli sloganlar değil. Beklenen şey; tutarlılık, samimiyet ve hafızaya saygı. Vatandaş yeni hikâyelerden çok, söylenen sözlerle yapılan işlerin aynı istikameti göstermesini istiyor. Çünkü güven, en güçlü propagandadan bile daha değerli hale gelmiş durumda.
Yine de siyasetin değişmeyen bir kuralı var. Tam “artık bundan daha şaşırtıcı ne olabilir?” denildiği anda, dengeleri yeniden sarsan bir gelişme ortaya çıkıyor.
Vatandaş da çayını alıp bu bitmeyen siyasi satranç oyununu izlemeyi sürdürüyor. Ancak bütün bu dönüşlerin ve polemiklerin ötesinde belirleyici olan şey, toplumun hafızası ve sağduyusudur. Çünkü siyasi hafıza unutmaz.
Dün söylenenleri, bugün yapılanları ve yarın verilecek hesapları bir arada tartar. Günün sonunda seçmenin zihninde kalan, kimlerin hangi masada oturduğu değildir. Asıl hatırlanan, kimin sözünün arkasında durduğu ve kimin tutarlılığını koruduğudur.
Güven yıllar içinde inşa edilir. Fakat tutarsızlıkla kısa sürede yıpranır. Bu nedenle siyasette asıl kalıcı güç, değişen ittifaklar ya da gündemler değil; hafızanın süzgecinden geçebilen güven ve tutarlılıktır.
















