Dolar 48,6575
Euro 56,1707
Altın 6.800,86
BİST 13.263,86
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 31°C
Parçalı Bulutlu
Mersin
31°C
Parçalı Bulutlu
Per 30°C
Cum 28°C
Cts 28°C
Paz 29°C

Uğur Mumcu Yaşasaydı/Ali Öztürk yazdı

Uğur Mumcu Yaşasaydı/Ali Öztürk yazdı
23 Ocak 2026 15:59 | Son Güncellenme: 23 Ocak 2026 16:08
291
A+
A-

Uğur Mumcu yaşasaydı, “karanlık” demezdi önce. Önce sorardı: Karanlığı kim üretiyor, kim bundan besleniyor?

 

 

ALİ ÖZTÜRK

 

Bugün yaşasaydı, gündemin hızına kapılıp bağırmazdı.

Manşetlerin arkasına bakar,

gürültünün içindeki sessiz çıkar ilişkilerini gösterirdi.

 

Ve en çok şunu hatırlatırdı:

 

“Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz.”

 

Gürültü Çağında Hakikatin Tarafında Durmak

 

Bugün her şey çok hızlı.

Yalan hızlı, iftira hızlı, linç hızlı.

 

Ama hakikat hâlâ yavaş.

Emek ister, sabır ister, ahlak ister.

 

Uğur Mumcu yaşasaydı,

bir tweetle hüküm verenlere karşı,

bir belgeyle konuşurdu.

Popülizmin, hamasetin, kutsal kavramların arkasına saklanan çıkar ağlarını

tek tek çözerdi.

 

Ve şunu söylerdi muhtemelen:

“Vatanseverlik, susmak değil; gerçeği söyleme cesaretidir.”

 

Bugünün Türkiye’sine Baksa…

 

Bugün yaşasaydı;

hukukun siyasete,

medyanın sermayeye,

dinin çıkara nasıl teslim edildiğini yazardı.

 

Ama umutsuzluk üretmezdi.

 

Çünkü Uğur Mumcu karamsar değil, ısrarcıydı.

Gerçeğin er ya da geç ortaya çıkacağına inanırdı.

 

Gençlere bakar, şunu görürdü:

Sorgulayan, itiraz eden, ezber bozan bir kuşak geliyor.

 

Belki yorgun, belki öfkeli…

Ama teslim olmayan.

 

Ve bu ona umut verirdi.

 

Bugün Ne Yapmamızı İsterdi?

 

Uğur Mumcu yaşasaydı bize büyük laflar değil,

net ödevler verirdi:

 

– Kime oy verdiğine değil, neden verdiğine bak.

– Kimin konuştuğuna değil, kimin susturulduğuna bak.

– “Bizden” diyene değil, ne yaptığına bak.

– Korkuya değil, akılla örgütlenmeye yaslan.

 

Ve en önemlisi:

Gerçeği savunurken yalnız kalmaktan korkma.

 

Çünkü yalnızlık,

yanlışta kalabalık olmaktan daha onurludur.

 

Umut Nerede?

 

Umut, bir liderde değil.

Bir sloganda değil.

Bir mucizede hiç değil.

 

Umut;

soran gazetecide,

hesap soran yurttaşta,

yan yana gelmeyi başaran farklılıklarda.

 

Umut;

yerelde, mahallede, okulda, sendikada, belediyede…

yani hayatın tam ortasında.

 

Uğur Mumcu yaşasaydı,

bize şunu hatırlatırdı:

 

“Cumhuriyet, bir miras değil;

her gün yeniden savunulması gereken bir sorumluluktur.”

 

Son Söz

 

Uğur Mumcu’yu öldürenler,

gerçeğin de öleceğini sandılar.

 

Yanıldılar.

 

Çünkü fikirler kurşun geçirmez.

Ve hakikat, eninde sonunda yolunu bulur.

 

Bugün hâlâ yazıyorsak,

soruyorsak,

itiraz ediyorsak…

 

Bir yerlerde Uğur Mumcu yaşıyor demektir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.