Mersin Yaşam Gazetesi

Zorunlu bir yazı

Abidin Yağmur

Derviş Sönmez...

Müptezel...

Devrik başkan Kocamaz'ın, onun uzun boylu bir daire başkanının el altından desteklediği, belediye binasına çağırıp zarf verdiği bir gazeteci eskisi.

Eskisi diyorum çünkü o artık gazeteci mazeteci olamayacak kadar müptezel.

İşi gücü çarpıtma...

Üfürmeci, şişirmeci...

Yelkeni rüzgara göre çevirmeci...

***

Geçen sene bu zamanlar, bu müptezel ile onu destekleyen uzun boylu daire başkanı bana iftira atmışlardı.

Savcılığa gittim.

Baktım bu müptezelin haberi ile belediyenin avukatının yazısı aynı.

Ben de onları şikâyet ettim.

Hatta telefonla aradım...

Dedim ki bu müptezele, 'İddianı ispatlamazsan şerefsizsin' dedim.

O gün bugün ispat mispat yok...

***

Neyse bu Derviş Sönmez denen gazeteci eskisi, dün bir haber koymuş sitesine.

Ben, seçim döneminde CHP adayı Vahap Seçer'in basın işlerini yürütmüştüm ya.

Vahap Bey için bir iki seçim gazetesi yapmıştık ya...

Bu Derviş efendi diyor ki:

'Seçim vurguncusu basın!'

Öyle miyiz gerçekten?

***

Bizim Derviş denen gazeteci eskisine, uzun boylu daire başkanı ile hâlâ belediyedeki militanlar yanlış bilgi vermiş.

Şöyle ki...

Ben seçim kampanyası boyunca, günde en az 16 saat çalıştım ve aylık 5 bin lira ücret aldım.

Seçim bürosuna zaman ayırabilmek için de Güney gazetesindeki maaşımın yarısından feragat ettim.

Derviş Sönmez, her adayı Kocamaz gibi, her gazeteciyi kendisi gibi sanmış olmalı.

Kendisi kısa zamanda küpünü doldurdu ya, sanıyor ki biz de küp doldurduk.

Yok be deli Dervişim; emeğimizin karşılığını aldık, hepsi o.

Gözü olanın gözü çıksın, helal para çünkü!

Yalansız, dolansız, tetikçilik yapmadan, adam ne dediyse onu yazdık, servis ettik.

Senin gibi balkonda oturup, belediyenin daire başkanından belge alıp millete sataşarak, sinek ilaççısından para alıp belediyeye saldırarak para kazanmadık.

Helal lokma yedik...

***

İkincisi müptezel Dervişim; biz seçim kampanyası boyunca 3 tane gazete yaptık Vahap Seçer için.

Birini iki ayrı günde, Adana'da Aslan matbaasında bastırdık. İlk baskı bin lira küsur tuttu, ödemeyi Vahap Seçer'in oğlu bizzat kendi hesabından havale yaparak ödedi. Azıcık gazetecilik adabın kaldıysa arayabilirsin. İkincisi de aynı paraya denk geldi, onu da seçim ofisinin mali işler sorumlusundan elden alıp ödedik.

Posta gazetesinin içinde bir ek yaptırdık. Onun da parasını Seçer ailesi kendi hesabından havale etti, paraya biz karışmadık.

Üçüncüsünü yine Aslan Matbaası'nda bastırdık, yine bin lira civarıydı, yine hesaba havale yapıldı.

İki gazete için, toplamda bin lira da 2 grafiker meslektaşımıza ödeme yapıldı, sonuna kadar hak ettiler.

Yani müptezel Derviş, sana üfledikleri gibi bir vurgun murgun olmadı gazete işinde.

Hatta, ilk baskı matbaa hatası nedeniyle kötü oldu. Onun 400 liralık masrafını ben üstlendim. Kendi cebimden ödedim, ne vurgunu?

Galiba müptezel Derviş, beni kendisiyle, Mersin'deki matbaaları da, ünlü bir soy isimle anılan ve belediyenin milyonluk işlerini yapan bir matbaa ile karıştırdı.

***

Müptezel Derviş, gazeteci eskisi olduğundan, bütün bu ayrıntıları atlamış.

Olabilir.

Zaten kendisinden edepli, ahlaklı bir gazetecilik beklemek hata olurdu.

Aynı yazıda, Duygu Öksüz Canova'nın basın yayın dairesine atanmasını eleştirmiş.

Mersin Gazeteciler Cemiyeti Başkanı'nın belediyede kadrolaştığını yazmış.

Başkan Vahap Seçer'in, MGC Başkanı'nı yanında oturtmasını da, 'Vahap Seçer CHP'li basına mesaj verdi' diye yorumlamış.

Güya bize iş vermeyen Vahap Seçer, MGC başkanının televizyonundakileri işe almış.

***

Müptezel Derviş'e, belediye basın bürosundaki arkadaşları, zarfçıları, zarf tutanları eksik bilgi vermiş.

Kanal 33 çalışanı Duygu Hanım, belediyenin basın müdürü oldu, bence mahzuru yok, hayırlı olsun.

Kanal 33'ten arkadaşlar da belediyeye girmişse girmiştir, o da hayırlı olsun.

Eksik bilgi şu:

Ben, seçimden sonra Vahap Seçer'in yanına gidip iş, pozisyon istemedim.

Beklentiye girmedim.

2 Nisan'dan itibaren gazeteme döndüm.

İşime devam ettim.

Ve arkadaşlarıma hep şunu söyledim:

"Ben bir şeyleri değiştirecek, Mersin basınına katkı verecek  bir pozisyonda olmazsam, belediyede işe girmem, iş istemem."

Duygu Canova arkadaşımızdır.

Onun görevlendirildiği bir pozisyona talip olmam.

O pozisyon doldu, ben de başka herhangi bir pozisyon için, iş için Başkan Seçer'le görüşmedim.

Dedikoduların önünün alınması için manevi önlemler bekledim, bunu inkar etmem.

***

Gelelim Mersin Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Demirtaş'ın başkan Vahap Seçer'in yanında oturup poz vermesine.

MGC yönetimi, mahkeme kararıyla meşru değildir.

Başkan Vahap Seçer'in meşru olmayan MGC yönetimini kabul etmesi de bence uygun değildir.

Hadi, misafirdir gelmiştir diyelim.

Benim tanıdığım Vahap Seçer akıllı adamdır. Mersin Gazeteciler Cemiyeti seçimlerine karışacak, taraf tutacak, adaylardan birine açık destek verecek kadar cahil insan değildir.

Devlet adamı terbiyesi almıştır.

Parti terbiyesi almıştır.

Baba terbiyesi almıştır.

Geçmişte belediye başkanlığı yapanlar, MGC seçimlerine karışmış olabilir, Macit Özcan da Burhanettin Kocamaz da böyle hatalar yapmış olabilir.

Vahap Seçer'in, böyle bir hata yapacağına ihtimal vermiyorum.

Burası Mersin.

Devrik başkan Kocamaz, geçen sene bu zamanlar MGC seçiminde Turgay Demirtaş'ı ve patronları desteklemişti.

Ne oldu?

Patronlar bir yanda, Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin gücü bir yanda; biz emekçi gazeteciler bir yanda, o seçimde mücadele ettik ve tek oyla kaybettik.

Vahap Seçer gerçekçi bir siyasetçidir.

Mersin Gazeteciler Cemiyeti seçimlerine müdahale etmeyecektir.

***

5 sene boyunca Kocamaz yönetimiyle, trolüyle, şunuyla mücadele etmiştik.

Yorulduk mu?

Yok!

Gazeteci her zaman 18 yaşında!

Bir cemiyet kongresinde söylediğim gibi...

Gerekirse kuma yazarız, gerekirse buza yazarız, ama ille de yazarız!

Al bunu da haber yap müptezel!

Bunun altındaki mesajları da incelt incelt anla!