Mersin Yaşam Gazetesi

Yeni başlayanlar için 14 derste faşizm

Gencer Baykul

Bu sayfalarda uzun zamandır sanat ve edebiyat üstüne yazmaya gayret gösteriyorum. Kendi kendime, “Bu alanın dışına çıkma ve özellikle siyaset üstüne yazma!” dememe rağmen, üzerimde ağırlığını hissettiğim pek çok siyasi gündem de oluyor.

 

26 Aralık 2018 Tarihinde gazetemizde yayınlanan yazımda(1),Siyaset Bilimci Dr. Lawrence Britt’in 2003 Yılında FreeInquaryDergisinde yayınlanan makalesine atıf yaparak, Britt’e göre faşizmin 14 temel karakteristiğini sizlerle paylaşmıştım.

Yazı bir anlamda, “Yeni başlayanlar için 14 derste faşizm” şeklinde de ifade edilebilir. Britt’e göre faşizmin 14 ortak özelliği aşağıdaki gibidir:

  • İnsan haklarının aşağılanması ve hor görülmesi,
  • Düşmanların/Günah keçilerinin birleştirici bir neden olarak tanımlanması,
  • Ordunun ve militarizmin yüceltilmesi,
  • Kitle iletişim araçlarının kontrol altına alınması,
  • Ulusal güvenlik takıntısı,
  • Din ve yönetimin iç içe geçmesi,
  • Cinsel ayrımcılığın şahlanışı,
  • Özel sermayenin gücünün korunması,
  • Emek gücünün baskı altına alınması,
  • Suç ve cezalandırma ile baskı altına alma,
  • Adam kayırma ve yozlaşmada sınır tanımama,
  • Hileli seçimler,
  • Güçlü ve sürekli milliyetçilik,
  • Aydınların ve sanatın küçümsenmesi.

Birçoğumuz sosyal bilimlerin bir laboratuvarı olmadığı, sosyal gelişmelerin deneye tabi tutulamayacağı şeklinde düşünür, konuşuruz.

 

Ancak yukarıdaki başlıkları ülkemizin hemen yakın sosyal tarihinin mihengine vurduğumuzda, bu başlıkların istisnasız hepsinin, yine bu ülkede geçerli olduğunu da teslim etmeliyiz.

 

Yine birçoğumuz,Nazizm’in hafızalarımıza kazınmış görüntülerine bakarak; faşizmielde silah; kahverengi, siyah üniformaları ve postalları ile hatırlarız.

 

Oysa yine yukarıdaki başlıkları ülkemizin hemen yakın tarihinin mihengine vurduğumuzda, aslında postala, askeri üniformaya filan ihtiyaç olmadığını da net bir biçimde görebiliriz.

 

Yani ülkemiz aslında canlı bir sosyal laboratuvar ortamıdır.

 

Aydın olmak çabasına girişmiş bir yazarın okuyucuya ahkâm kesmenin yanında, çözüm önerisi de sunması; gerekli bir çaba mıdır, bilemiyorum?

 

Ancak her şeyden önce insan ve insanlık onuru açısından gerekli olduğuna yürekten inandığım bir sorumluluğum bulunduğunu biliyorum.

 

İşte bu sorumluluk bana; ‘Faşizmöyle elini kolunu sallayarak ortalıkta dolaşırken seyretmek değil, faşizme karşı mücadele etmek gerekir!’, dedirtmektedir.

 

O küçücük çocuğun, o otobüsün peşinde koşarak, o dehşetengiz ümidiyle “Her şey çok güzel olacak Ekrem Abi” diye seslenmesi, bu sorumluluğu daha da katmerli hale getirmeye yetiyor da artıyor bile!

___________________________

  1. Faşizm Bir Kötülüktür.