Mersin Yaşam Gazetesi

Körlüğün resmi

Abidin Yağmur

 

O görüntüyü ömrüm boyunca unutmam, unutamam.

Dere yatağında, suyun içinde ak saçlı kör bir adam yatıyor.

Yan yatmış, sağ dirseğinin üzerinde dengede durmaya çalışmış.

Boylu boyunca yatsa çünkü başı suya gömülecek.

Sessizce bekliyor ki birileri gelsin de kurtarsın…

Yolda yürürken, 3 metrelik dere yatağına düşmüş!

***

Nasıl düşmüş dersen…

Bir dere yatağı varmış, seneler evvel belediye derenin üzerini kapatmış, seller olunca DSİ ‘dere yatağının üzerini açın’ demiş…

Mersin Büyükşehir Belediyesi de derenin üzerini açmış…

***

Fakat bir derenin üzerini kapatmanın bir mühendisliği olduğu gibi, bir derenin üzerini yeniden açmanın da bir mühendisliği var.

Belediye mühendislik filan dinlememiş, öylece bırakmış dere yatağını.

Ne derenin kenarında bir korkuluk, ne tel örgü, ne demir örgü, ne bariyer…

Dere kenarındaki kaldırım hatta bazı yerlerde asfalt bile göçmeye başlamış da oralı olmamış belediye.

Basın yazmış, muhtarlar dilekçe salmış ama nafile, kimse ilgilenmemiş.

Derken…

Ak saçlı kör adam, düşüvermiş dereye…

***

Dere yatağına düşen, sağ dirseğinin üzerinde dengede durmaya çalışarak suyun içinde boylu boyunca yatan o ak saçlı kör adamın görüntüsü, bürokrasinin de, belediyeciliğin de iflasının resmidir aslında.

Beceriksizliğin, umursamazlığın, adaletsizliğin resmidir.

Ak saçlı kör adamın körlüğünün değil…

Binlerce evden oluşan mahallelerin arasından geçen dere yatağının kenarına bir korkuluk, bir bariyer bile dikemeyen bürokrasinin ve belediyeciliğin körlüğünün resmidir.

***

O gün, o adamcağızın dereye düştüğü gün, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, 2018 yılı içinde deniz otobüsü, deniz uçağı ve helikopter alacaklarını söylüyordu bir yerlerde.

Etrafındakiler alkışlıyordu, ‘Aslansın başkan’ diyordu belki.

***

Aslanını, kaplanını bilmem ben.

Aklım ermez orasına…

Bildiğim şu ki, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, belediye başkanlığını ‘Hz. Ömer adaleti’ düsturuyla yaptığını söyler öteden beri.

Hani şu, ‘Fırat’ın kıyısında bir koyun kaybolsa Allah hesabını benden sorar’ diyen Halife Ömer’in adalet düsturuyla…

Bürokrasinin, belediyenin ihmali sonucu aylardır tehlike saçan bir dere yatağına düşen ak saçlı kör adamın hesabını Allah kimden sorar acaba?