Mersin Yaşam Gazetesi

Eğitim üzerine

Erol Türedi

21/09/2017

Eğitim; canlının özellikle de insanın davranışlarını istendik hedefler doğrultusunda değiştirmektir.Bu işlem bitkilerde hemen hemen yoktur.Hayvanlarda ise hayvana ve davranışa göre değişme gösterse de kısıtlıdır.özellikle evcilleşme sürecini yaşamış hayvanlarda biraz daha fazladır.Bilinç olmadığı yada çok az olduğu için öğrenme genellikle koşullanma yöntemi ile sağlanır.Eğitim denince aklımıza insanlar gelir,insan bilinçli,farkında olan bireyler olduğunda davranış değişiklikleri bilerek ve öğrenme yoluyla gerçekleşir.çocuk içinde doğduğu aileden,toplumdan,sosyal çevresinden,okullarından ve yaşantısı sonrası yaşamdan öğrenir her şeyi.Bu eğitimin nasıl olacağına ise aileyi,toplumu,ülkeyi yönetenler karar verir.onların amacı özgür düşünceli,farklılıkları yakalayabilen,bilimsel verilere dayalı eğitim olmaktan çok,kendi çıkarlarını,geleceklerini ve düzenin devamını sağlayacak kişiler yetiştirmektir.Bu insanlık tarihinin büyük bölümünde böyle olmuştur.eğitim sistemleri hele de azgelişmiş toplumlarda sadece sisteme hizmet etmiştir,sisteme hizmet edecek insanlar yetiştirmiştir.

 

İlkel kominal toplumlarda eğitim daha yaşantı ürünüdür ve yaşamın içindendir.Herkes üretime katılacak,herkes üretimden ihtiyacı kadar ürün alacak.eğitim bu ilkeyi koruyacak biçimde oluşmuştur. Özel mülkiyete geçilince ,özel sınırlar oluştu,mal kavramı doğdu,benim malım oluştu.ben duygusu öne çıktı ve özel mülkiyet yönetici sınıfını yani devlet örgütlenmesini doğurdu.İşte eğitim siyaset ilişkisi de burada başladı.tarihsel olarak tüm toplumlarda,devletler kendi çıkarına uygun insan tipleri yetiştirdiler,eğitim sistemi ve hedefi hep daha çok sömürü daha çok artı değer ,daha çok kar olageldi.Çoğu zaman azgelişmiş ülkeler eğitimde din ağırlıklı sistemler kullandılar,böyle yetiştirilen çocuklar belli süre sonra bağnaz,yobaz tipler olup çıktılar.Düşünmeyen sadece biat eden insanlar.çağdaş ülkeler,eğitimi de çağdaş olan ülkelerdir.o ülkeler çocuklarını bilinçli bireyler olarak yetiştiriyorlar,eğitime din işlerini karıştırmıyorlar.her çalışma araştırma bilimsel verilere dayalıdır.onlarda da eğitim etkin sınıfın çıkarına,hedeflerine uygun yapılır ama yine de kişinin laik,bilimsel eğitim alma vardır.Eğitim insani bir eylemdir,kutsallaştırılır bazı çevrelere,haklılar eğitim insanidir,insana değer katar,insanı BİREY Yapar;düşünen ,sorgulayan,beyni çalışan ve o beyni kullanabilen insanlar yetiştirmeye çalışır.tüm olumsuzluklara ve uluslararası şirketlerin baskılarına rağmen eğitim laik ve bilimseldir. Az gelişmiş yada gelişmekte olan bizim gibi toplumlarda ise eğitim tamamen iktidardaki gücün istekleri ve planları doğrultusunda yapılır.

 

Dünyada bizim kadar eğitim bakanı,planı,programı ,sistemi,müfredatı değişen ve adı milli eğitim olmasına rağmen bu sıfattan çok uzakta davranan bir eğitim sistemi bulunmadığını düşünüyorum.Eğitimim amacı sisteme ,düzene uygun eleman yetiştirmektir.karşı çıkmayan,tartışmayan,düşünmeyen ve sorgulamayan bir nesil yetiştirmektir.Bunu başardılar da.12 eylül den bu yana toplumumuz hızla yobazlaştı,biat eden bireylerden oluştuysa bu 12 eylül mantığının ve ardından gelen politikacıların uluslar arası sermeye güdümünde topluma biçim vermelerindendir.Bu konuda çok da başarılı olmuşlardır.

 

TC devleti kuruluşundan itibaren önder Atatürk öncülüğünde çağdaş,laik,bilimsel eğitimin tohumları atılmış,toplumun ihtiyacı olan elemanları yetiştirecek kadroları oluşturmak amacıyla ‘’ KÖY ENSTİTÜLER’’ kurulmuş ve köylünün tüm ihtiyaçlarını karşılayacak öğretmenler yetiştirilmiş ve köylere yollanmıştır.çok başarılı bir on yılın ardından çok partili rejime geçilince uluslararası sermayeyi korkutan bu güzel okullar hemen kapatılmış,yerine ideolojik yapılanması mevcut düzene göre biçimlenmiş eğitim sistemine geçilmiştir.MC dönemlerinde eğitim enstitüleri bunun en güzel örneğidir.Ardından 12 eylül darbecileri ve hizmet ettikleri uluslararası sermaye iyice işi geliştirdi ve günümüze kadar başarıyla uyguladıkları planı uygulamaya koydular.Bu gün gelinen noktada eğitim evrim teorisini müfredattan çıkaracak kadar çağdışıdır,ilkokullara bile zorunlu din dersi koyacak ,okullara uygulama mescidi açacak ve kız çocuklarının başını örtmeye zorlayacak kadar yobazdır,anti laiktir.Eğitime yıllardır siyaseti bulaştırdıkları ve siyasetlerine uygun kişi yetiştirmeyi amaçladıkları için bilimdışı ve gericidir.

 

Sonuçta gelinen nokta; Düşünmeyen,sorgulamayan sadece inanan ve biat eden nesiller yetişiyor.bu hakim sınıfın işine geliyor,bölgede planları olanların ,egemen sınıfın yada zümrenin işine geliyor.Bölgemize ,ortadoğu’ya şöyle yüzeysel olarak bakalım bölge ülkeleri hep krallık,oligarşik,yada baskıcı zorbalık biçimde yönetilen ülkelerle dolu ve hepsi de Müslüman olmakla övünen toplumlar bunlar,İçinde en demokratik,laik olanları Suriye ,Türkiye idi,gelinen noktada suriye’nin durumu ortada,Türkiye’nin durumu ortada…

 

Ne yapmalıyız ;önce kendi ailemizin fertlerinden başlayarak tıpkı önce evimizin önünü süpürmek gibi kendi çağdaş,laik ve bilimsel değerlerimizi yeniden saptayıp kendi çocuklarımıza aktarmalıyız,onları bu değerlere uygun yetiştirmeliyiz.Bunun için dernekler,partiler,kooperatifler vs. aracılığı ile uygun eğitim kurumları yaratmalıyız,sonra bölgemizi ve ülkemizi değiştirmeliyiz.Ama mutlaka bir yerden başlamalıyız.Evimizin önünden hemen şimdi…hem süpürelim ,hem yeniden yapılandıralım…hemen şimdi

 

NOT: Okullar açıldı. Milyonlarca öğrenci,binlerce öğretmen ve eğitim emekçileri ders başı yaptılar.2017-2018 akademik yılında tüm öğrencilerimize ve onlar için çaba harcayan eğitim emekçilerine başarılar dilerim.

Üyel Ol



Üye Girişi