Mersin Yaşam Gazetesi

Bu referandumda Kılıçdaroğlu'nu mu oyluyoruz?

Ali Öztürk

Başlıkta olduğu gibi biz gerçekten bu, referandumda Kılıçdaroğlu'nu mu oyluyoruz? Bir açıklama yaparak başlamak istiyorum: Neden evet diyeceğini bilmeyenler olabilir; bu Kılıçdaroğlu'nun değil, anayasa değişikliğinin oylaması... Hiç bir parti seçilmeyecek, ülkenin gelecekteki kaderi tayin edilecek. AKP'li yetkililerine sesleniyorum, referandumu anlatsanıza... Neden "evet" dediğinizi mantıklı bir biçimde izah etsenize... AKP ve saraylı "evetlerin" tutmadığını gördü sanırım. Vurun Kılıçdaroğlu'na bu en kolayı tabi onlar için. Çünkü iktidar her zaman şiddetten, kandan beslendi halk bir yerde korkuya oy vermeye başladı. Gelinen süreçte AKP biraz daha keskinleşti ve ayrıştıran politikalar izledi, nasıl mı?

 AKP, salt otoriterleşen bir iktidar olmanın ötesine geçmiştir. Devletin tüm ikna ve zor araçlarını kullanarak kendi toplum mühendisliği projesini uygulamaktadır. Halkı müslümanlıkla, müslümanlığı AKP ile AKP'yi Erdoğan'la ve Erdoğan'ı da tanrısal bir varlık gibi tüm halkın ruhunu temsille özdeşleştiren mantığın, devletin ikna ve zor araçlarını detaylandırılmış bir baskı rejimine çevirerek, islam totalitarizmi yaratmak üzere olduğu bir durumla karşı karşıyayız. Erdoğan, artık salt "karizmatik" bir lider değil, "halkın ruhunu temsille özdeşleştiren" liderdir. Cumhurbaşkanı ile başbakanın ilişkisinde "yönetmek" konusunda çatışma yoktur. Başbakanın, bakanların, mülki amirlerin bu denli yetkisizleştirilmesinin sebebi totoliter yönetim zihniyetidir ve AKP tepeden tırnağa bunu desteklemektedir. 

 Artık, mülki amirler mükellef memurlara dönüştürülmüş durumdadır. Polis ordulaşmaktadır. Vatandaş muhbirliğe zorlanmakta, hakkını arayan ya da iktidara karşı olanlara doğrudan "düşman" muamelesi yapılmaktadır. 

 Artık, yönetsel her aksaklığın arkasında uluslararası bir komplo aramaktadır. AKP kitlesi ise bu sanal gerçeklik üzerinden reaksiyoner tutumlar almaktadır.

Artık referandum kavramı tek taraflıdır. Yani; "evet" özgürlüğü ile referandum yapılmaktadır.

 Örneğin; Mersin'de bir polis memuru "hayır" bildirisi dağıtanlara müdahale ederek, "evet" bildirisi dağıtılabileceğini, ancak "hayır" bildirisi dağıtamayacaklarını söyleyebiliyor. 

  Örneğin; 7 Nisan cuma günü, Hatay ve Mersin'de, saraylının programı öncesinde hayır diyen gençlerin sesini kısmaya çalıştılar. Gelmeden önce yaşanılan gözaltı ve tutuklamalar  ile korku imparatorluğunu yaymaya çalışıyorlar

 Bu örnekler çoğaltılabilir. Bu yüzden ne için oy vereceğimizi bilelim ve işçi sınıfına güvenelim. Her türlü baskıya rağmen saraylı kaybedecek! Nasıl mı? Kadınlar, yoksul emekçiler ve biz gençlerin tercihleri ile... Unutmayın! Bu sadece benim seçimim değil senin de seçimin yüzümüz ak bir şekilde gelecek kuşaklara hesap vermek için #HAYIR diyelim.