Mersin Yaşam Gazetesi

Karanlığa sırtını dönen Sarı-Siyahlılar…

Recep Tepe

16/06/2016

“İki yabancı dil biliyormuşsunuz; benim için hiçbir kıymetiniz yok. İki kültür içinde büyümüşsünüz, ne yani;  adam mı oldunuz şimdi?  İleri matematik problemlerini çözüyormuşsunuz; benim için sıfır sayılırsınız. Fen bilimleri laboratuvarlarında hazırladığınız projeler uluslararası yarışmalarda ses getiriyormuş; bir hiçsiniz benim için. Şarkı söylüyormuşsunuz, gitar çalıyormuşsunuz, oyun oynuyormuşsunuz; sizi gidi aylaklar. Hepiniz sıfır elde var sıfırsınız,  benim için.

   Vicdan sahibi olursanız, merhamet sahibi olursanız, insan haklarına sahip çıkarsanız, demokratik değerleri özümserseniz, bilimin dışında başka bir yol gösterici aramazsanız, kültür ve sanatta çağdaş ve evrensel olursanız ve de hırsızlık yapmazsanız, o zaman;  o bol sıfırlarınızın önüne 1 alabilirsiniz benden. İşte o zaman; benim için değerli olabilirsiniz çocuklarım. İşte o zaman sizler;  on, yüz, bin  ve milyonlar olursunuz benim için.”

    Mezunlar Derneği Başkanı Prof. Dr. Feyza Erkan, İstanbul Erkek Lisesinin 2016 diplomasını alacak 180 gence böyle sesleniyordu.

   Çocukların bir kısmının yüksek öğrenimlerine yurt dışında devam edeceklerini hatırlatarak, “ Başka ülkelerde öğrenim görseniz de, hepiniz bu ülkedeki yoksul insanlara, hukuksuz kitlelere, öğrenim göremeyen çocuklara, iş bulamayan gençlere, kızlara, kadınlara, velhasıl bu topraklara borçlu olduğunuzu asla unutmayın. Biz size her defasında, bitmeyecek bu borcunuzu yüzünüze söyleyeceğiz, siz de 180 kardeş olarak birbirinize sürekli hatırlatmalısınız, sakın ola ki unutmayın”,  dedi.

  Sarı-Siyah’ın ruhu konuşuyordu sanki. 1973 mezunu  Feyza Hoca, tarihi lisenin 132 yıllık geleneklerine sahip çıkıyordu ve gençlerden bu değerlere sahip çıkmalarını istiyordu. Umudunu korumak istiyordu. Bugünden endişeliydi ama yarından korkmuyordu. Çocuklarına güveniyordu. Yurdundan vazgeçmiyordu.

    Tarihi lisedeki büyük değişim, okulun en sevilen öğretmenlerinden tarihçi Seyfi Hoca’nın, haksız bir şekilde okuldan uzaklaştırılmasıyla başladı geçtiğimiz yıl.  Kültür etkinliklerinin olduğu haftada, okul öğrencilerinin okul içinde yapacağı konsere izin verilmemesi, tiyatro kolunun okuldaki gösterisine  çıkarılan engellemeler, dans kulübün kapatılması, çocukların söyleşi yapmak üzere misafir olarak davet ettikleri sanatçı ve yazarlara izin verilmemesi, bilim, kültür ve spor etkinliklerinin yerine, dini referanslı kuruluş ve vakıfların faaliyetlerine yer açma çabalarının giderek belirginleştiği bir dönemin başlaması çocukları, aileleri ve mezunları derin bir şekilde sarsıyor.

   Mezuniyet törenindeki duruşlarıyla, “Karanlığı ve esareti gördük. Karanlığı yok etmek için okuduk, kurtulduk dogmalarımızdan. Bizler özgür düşünceden yanayız. Bizler demokrasiden yanayız. Bizler insan haklarından yanayız. Ve bizler, sevgiyi ve kardeşliği her şeyin üstünde tutacağız”, dedi çocuklar.

   Sosyal, kültürel ve ekonomik olarak farklı kökenlerden gelen gençler;  bilime, sevgiye ve kardeşliğe sahip çıkarak karanlığa sırtlarını döndüler, yüz sekseni de birlikte ve yan yana durarak.

   Sarı-Siyah’ın ruhu yaşıyordu…

 

Üyel Ol



Üye Girişi