Mersin Yaşam Gazetesi

'Mersin Serbest Bölge’de sömürü, baskı ve hukuksuzluk serbest olmasın'

'Mersin Serbest Bölge’de sömürü, baskı ve hukuksuzluk serbest olmasın'

Dev Tekstil İş Çukurova Şube Başkanı Ahmet Subaşı, sendika binasında düzenlendiği basın toplantısında, Mersin Serbest Bölge'deki bazı tekstil firmalarının işçileri ücretsiz izne çıkmaya ya da sigortasız çalışmaya zorladığını söyledi.

Dev Tekstil İş Çukurova  Şube Başkanı Ahmet Subaşı'nın  'Mersin Serbest Bölge’de sömürü, baskı ve hukuksuzluk serbest olmasın' başlıklı açıklaması şöyle:

"Binlerce işçinin çalıştığı Mersin Serbest Bölge’de en çok da tekstil firmaları bulunuyor. Dünyaca ünlü birçok markaya buradan iş yapılıyor. Ancak Türkiye’de kurulan ilk serbest bölge olmasına ve aradan yıllar geçmesine rağmen hak ihlalleri burada çalışan işçiler için artık olağan hale gelmiş bulunuyor.  Burada ne Türkiye’nin de imzacısı olduğu Uluslararası Çalışma Örgütü’nün standartları uygulanıyor, ne de mevcut İş Kanunu. Yasada belirtilen süreleri geçen fazla mesailer, sigortasız-kaçak işçilik gibi hukuksuzluklardan bir diğeri de ücretsiz izinlerdir.

Ekonomik krizin etkilerini her geçen gün daha fazla hissetmekteyiz. Yaşanan krizin faturasını ise işçi ve emekçiler ödüyor. Bu açıdan Mersin Serbest Bölge’de son dönemde yaşanan ücretsiz izinlere ve işçilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek istiyoruz.

Mersin Serbest Bölge’de yaklaşık 1000 işçi ücretsiz izinler nedeniyle mağdur edilmiştir. Önümüzdeki günlerde başka firmalarda ücretsiz izinlerin gündeme gelmesinden endişe edilmektedir.

Ayrıca değinmek gerekir ki yüzlerce işçinin sigortasız çalıştırıldığı Mersin Serbest Bölge’de patronlar İŞKUR üzerinden işe alınan ayakçı ve acemi makinecileri İŞKUR süresi dolduktan sonra işten çıkartmaktadırlar. Böylece geçici istihdam edilen işçiler üzerinden karlarını artırırlarken, kullan/at işçilik yaygınlaşmaktadır. Kriz dönemi böylesi esnek çalışma biçimlerini kalıcı hale getirmenin fırsatına dönüştürülmektedir.

Yine Mersin Serbest Bölge’de patronlar firmaları başkalarının üstüne yapmakta, ansızın kapatıp kaçmakta, böylece bırakın işçilerin tazminatlarını, birikmiş aylıklarını bile vermemektedir. İşçiler mahkemelerde kazansalar bile ortadan kaybolan patronlardan haklarını alamamaktadırlar.

Serbest bölgede yüzde 80 Zara, ardından da H&M ve Mango’nun işleri yapılmaktadır. Döviz üzerinde yapılan bu işlerde bölge patronlarının kar oranlarını yükselttiklerini yaptıkları açıklamalardan da biliyoruz. Oysa Mersin Serbest Bölge işçileri çoğu asgari ücretli, geri kalanı da biraz fazlasını almakta, alınan ücretler açıklık ve yoksulluk sınırın aşmamaktadır. Özellikle içinden geçtiğimiz kriz döneminde temel ihtiyaçlara gelen yüksek zamlar karşısında erimiş, tekstil işçilerinin yoksulluğu daha da artmıştır. Bununla birlikte bölge de maaşlar bordroda eksik gösterilmekte, bir kısmı bankaya yatarken bir kısmı elden verilmektedir.  İşçilere yasada belirtilen süreleri geçen fazla mesailer dayatılmaktadır. Resmi ve dini tatillerde işçilere zorunlu mesai dayatılmakta,  yıllık izinleri kullanmakta sıkıntılar yaşanmaktadır.  Asgari Geçim İndirimi alamayan işçiler bulunmaktadır. Sigortasız-kaçak işçi çalıştıran pek çok firma vardır ve bu daha önce sendikamız tarafından özellikle dikkat çekmiş, yetkililer göreve çağırmıştı. Kimi yerlerde bir gün işe gitmeyen işçilerden 3 günlük yevmiye kesilmektedir.

İşçilerden baskıyla e-devlet şifreleri alınıyor. Servis, yemek ve hijyen en çok şikayet edilen sorunlardan biridir. Mersin Serbest Bölge işçi sağlığı açısından da oldukça kötü koşullara sahiptir. Tekstil tozu, kimyasallar, makine gürültüleri işçilerin sağlıklarını tehdit ederken işçilere evlerde temizlik yapılırken kullanılan bir defalık maskeler öneriliyor. İşçi güvenliği açısından alınan tek önlem bu ve bunu da işçilere kendiniz alın deniyor.  İmza kampanyasıyla gündeme de getirmiş olduğumuz üzere Mersin Serbest Bölge’de işçi sağlığı açısından hayati derecede önem taşıyan herhangi bir sağlık kuruluşu yok. İşyeri hekimleri ise ya hafta da bir iki defa bölgeye uğruyorlar ya da hiç uğramıyorlar. İşçilerin SGK’ya şikâyetleri karşısında ise hiçbir işlem yapılmıyor.

Ayrıca baskının, mobbingin, hatta şiddetin çeşitli türleri bölgede de yaygınca görülmektedir ve en çok da kadın işçiler mağdur olmaktadır.

Dile getirdiğimiz bu hak gaspları yaşananların kısa bir özetidir. Krizin derinleşmesi, işten çıkarmaların çoğalması, hayat pahalılığın artması ile tekstil işçilerini daha da zor koşullar beklemektedir. Tüm bunlar karşısında taleplerimiz şunlardır;

Ücretsiz izinlere hayır! Ücretsiz izne çıkarılan işçilerin hakları geriye dönük ödenmelidir! Ücretlere derhal zam yapılmalıdır! İnsanca yaşamaya yetecek asgari ücret istiyoruz! Güvenceli ve insanca çalışma koşulları istiyoruz!"